YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8181
KARAR NO : 2012/14755
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de pul yokluğu nedeniyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin ürettiği ambalaj maddelerini satan müvekkilinin toplam 18.880,00 TL’yi davalı …’e 18 havale makbuzu ile posta havalesi yoluyla ödediği halde karşılığında mal teslim edilmediği gibi bu paranın iade de edilmediğini ileri sürerek davalıya teslim edilmeyen mal karşılığı ödenen bu paranın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’ini, davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğinden bahisle iş bölümü itirazını ileri sürmüş olup davanın esası yönünden ise; davacının alacaklı olduğunu ve neden ödeme yaptığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, takipte istenilen faiz oranının fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin ticari defterlerinde davacının ortak olduğu … Ambalaj Firması (Adi ortaklık) ile ticari ilişkisinin bulunduğunun kayıtlı olduğu, ayrıca aralarında peşin ve vadeli satışlar yapılıp bedellerinin tahsil edildiğinin de belirtildiği, ancak davaya konu edilen 18 havale makbuzu ile yapılan ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının dosya kapsamına ibraz ettiği makbuzlarla davalı …’e ödeme yaptığını ispat ettiği, ödeme yapılan davalı …”in davalı şirketin yetkilisi olduğu, bu durumda ödemelerin şirkete yapıldığının ve aralarındaki ticari ilişki nedeniyle de ambalaj malzemesi almak için yapıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafın bu makbuzlar karşılığında malı teslim etme edimini yerine getirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takip dosyasına yaptıkları itirazın 18.000,00 TL. Üzerinden iptaline, fazla istemin reddine, davalılar temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağı talebinin reddine, davacı taraf lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 18 adet havale dekontu ile ödeme yapıldığı halde davalının teslime konu ambalaj malzemelerini teslim etmediğini ileri sürerek yapılan ödemenin tahsili için İİK’nın 67. maddesi uyarınca başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili, ödemelerin müvekkili şirkete değil ve fakat davalı …’e yapıldığını, havalenin ödeme vasıtası olduğunu, davacının satın alınan mal karşılığı ödeme yapıldığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirket ile dava dışı davacının ortağı olduğu adi şirket … Ambalaj arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının sunduğu havale makbuzlarıyla ödeme yaptığını kanıtladığı ancak sipariş edilen malın teslim edilmediği, davalı şirketin malı teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın takipteki asıl alacak miktarı 18.800,00 TL. üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu (dosyaya sunulan) 18 adet dekontta ödemenin neye istinaden yapıldığına dair bir açıklama bulunmamaktadır. Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığına karine teşkil eder. Davacının bu ödemeleri siparış verilen mallara karşılık avans olarak yaptığını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Mahkemece ispat yükünün tayininde ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.