Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8520 E. 2012/14756 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8520
KARAR NO : 2012/14756
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davacı şirket adına … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı banka tarafından müvekkilleri aleyhine Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nce ilamsız icra ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile iki ayrı takip başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı banka arasında kredi çekilmesine yönelik bir takım hazırlık işlemlerinin yapıldığını, bu bağlamda müvekkili …’a ait taşınmazın ipotek ettirildiğini ancak kredi sözleşmesinin ne müvekkili şirket tarafından ne de kefil olarak diğer müvekkilleri tarafından imzalandığını, 03.01.2006-09.02.2007 tarihleri arasında Bankanın Siirt Şubesinde şef olarak çalışan …’nin Siirt Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, bankadaki personel tarafından şirketin kredi başvurusuna ait dosyadaki belgelerin sahte imzalar atılarak düzenlendiğini ve bu paraların banka personeli tarafından çekildiğini, müvekkillerinin kredi ilişkisinden kendilerine gönderilen ihtarname ile haberdar olduklarını, bu ihtarnameye borçlu olunmadığına dair cevap verildiğini, çekilen krediye ilişkin banka dekontlarındaki imzaların da müvekkillerine ait olmadığını, ayrıca icra takip dosyalarında uygulanan faiz oranının da çok yüksek olduğunu ileri sürerek müvekkili … tarafından imzalanmayan kredi sözleşmesi için ipotek tesis edilen taşınmazın davalı bankaca satışından elde edilen 113.921,50 TL’nin 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle istirdatına, müvekkillerinin ilamsız icra takibine konu borçtan sorumlu olmadıklarının tespitine ve müvekkilleri lehine %40 tazminata karar verilmesini, davacı vekili 29.07.2011 tarihli kısmi ıslah dilekçesi vererek müvekkili … adına açılan istirdat davasının tapu iptali ve tescil olarak ıslahını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 10.06.2011 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu genel kredi sözleşmesinin 41.maddesinde öngörülen yetki şartı uyarınca söz konusu sözleşmeden doğan anlaşmazlıkların çözümünde Malatya Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuş ve açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; İİK’nın 72/son maddesi gereğince davalı banka tarafından davacılar hakkında Malatya 1. icra Müdürlüğü tarafından iki adet takip başlatıldığı, davalının süresi içinde yetki ilk itirazında bulunarak Malatya Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Malatya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davacı şirket adına … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekili ile davacı şirket adına …’ın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.