YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8491
KARAR NO : 2012/1271
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine yaptığı takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu belirterek senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalının hazırlık tahkikatında taşınmaz satış bedelinin 62.000 TL olduğunu beyan ettiği, davacının taşınmazın tapudaki satış bedelinin 80.000 TL olduğunu ispatlayamadığı, davacının davalıdan 80.000 TL aldığını kabul etmesi karşısında davalının 18.000 TL kadar alacağının kaldığı, davalının 88.000 TL’yi elden nakit verdiğini iddia etmesine yönelik olarak bakiye 9.000 TL’yi davacıya verdiğini ispatlayamadığı, takibe konu 28.000 TL asıl alacaktan 18.000 TL’nin tenzili ile bakiye kalan 10.000 TL’nin haksız olarak takibe konulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, senet nedeniyle yapılan takipte davacının davalıya 10.000 TL asıl alacak ve fer’ileri tutarında borçlu olmadığının tespitine, takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden davalı alacaklının haklı çıktığı miktarın %40’ı üzerinden hesaplanan 7.200 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK.nun 72 maddesi gereğince davalı alacaklı lehine tazminata hükmolunabilmesi için, verilmiş ve infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunması, bu tedbir kararı nedeniyle davalı alacaklının alacağına geç kavuşmuş olması gerekir. Somut olayda açıklanan bu şartlar bulunmadığı halde davalı yararına % 40 tazminata hükmedilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.