Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12539 E. 2012/4660 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12539
KARAR NO : 2012/4660
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığını, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine davalıya noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2006/12934 sayılı takip dosyasından ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlunun süresinde verdiği 06.11.2006 tarihli itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce 12.01.2007 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, bu tarihten sonra davacı alacaklı vekili tarafından 13.04.2007 tarihinde icra dosyasına menkul malların haczi ve muhafazası istemli talepte bulunduğu, borçlunun itirazının davacıya tebliğ edilmemiş olmakla birlikte alacaklı tarafından itirazdan sonra icra dosyasından 13.04.2007 tarihli talep aşamasında takibin durdurulduğunun ve takibe itiraz edildiğinin öğrenildiği, davanın ise bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 18.12.2008 tarihinde açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.nun 67/1.maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat sureti ile itirazın iptalini dava edebilir” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi madde, itirazın tebliğinden bahsetmektedir. Somut olayda, davalının itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca İİK.nun 67/1.maddesindeki bir yıllık sürenin başlamadığı düşünülmeden mahkemece aksi düşüncelerle, davacı vekilinin icra dosyasında yaptığı işlem nedeni ile itirazı bu surette öğrendiğinin kabulü ile yazılı şekilde davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.