YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13430
KARAR NO : 2012/4681
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının ticarethane abonesi olduğunu, 6111 sayılı Kanun’un 17. maddesi’nin 10. fıkrası gereğince 2008 yılına ait borçlarının yapılandırılması için davalıya başvurduğu halde bu talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, anılan kanun gereğince borcunun hesaplanarak iki ayda bir ödenmesi kaydıyla otuz altı ay vadeli olarak taksitlendirilmesine, ödeme mahallinin tayinine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6111 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 10-(e) bendinde yer alan “Özel Sektör elektrik dağıtım şirketleri, alacaklarını bu fıkrada öngörülen şekilde yapılandırabilirler” düzenlemesi karşısında özel sektör dağıtım şirketlerinin alacaklarının 6111 sayılı Kanun kapsamına girmediğini özelleştirme işlemine tabi tutulan müvekkilinin alacağını bu şekilde yapılandırma zorunluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin davacının borçlarının yapılandırılmasına ilişkin talebini, davacıya gönderdiği 13.04.2011 tarihli yazı ile özelleştirilmesi 30.04.2010 tarihinde tamamlanan ve fiilen devredilen şirketin ticarethane tarifesinden olan aboneliğe ait borçları 6111 sayılı Yasa’nın 17. maddesi’nin 10. bendi kapsamında olmadığı için yapılandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddettiği davalının reddinin 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’nun 17. maddesi 10/a bendindeki düzenlemeye uygun olmadığı gerekçesiyle davacının 6111 sayılı Yasa’nın 17. maddesi’nin 10. fıkrası hükümlerinden yararlanma hakkı bulunduğunun tespitine ve davalının, davacının müracaatının reddi suretiyle çıkardığı muarazanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.