Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7028 E. 2012/13865 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7028
KARAR NO : 2012/13865
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davaya konu genel kredi sözleşmesindeki imzanın sahte olup, müvekkiline ait olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takip konusu sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, imzası gerçek olmayan kişiye karşı yapılan takibin haksız bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine asıl alacağın %40’ı olan 57.980 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kefil, sözleşmedeki imzanın sahte olduğunu savunmuştur.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 13.05.2011 günlü raporunda inceleme konusu sözleşmede … adına atılı imzaların teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen karalama tarzında çizgilerden ibaret, basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin ve …’ın el ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. İtiraz üzerine tek kişilik bilirkişiden alınan 14.10.2011 tarihli raporda, imzaların davalı …’ın elinden çıkmadığı bildirilmiş, davacı yanın rapora itirazına rağmen mahkemece bu raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından uzman kişilerden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.