Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12587 E. 2012/4668 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12587
KARAR NO : 2012/4668
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca keşidecisi dava dışı … olan 27.09.2008 günlü 12.500,00 YTL lik çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişildiğini, takip konusu çekte müvekkilinden önce cirosu bulunan … ve … Ürün. San. Tic.Ltd.Şti’nin müvekkilinin kiracısı olup söz konusu çekin de birikmiş kira borçlarına karşılık olarak müvekkiline verildiğini, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığını, çekin arkasına karşılıksız şerhi verilmediğini, müvekkiline çek bedelinin dava dışı keşideci … tarafından elden ödenerek çekin keşideciye iade edildiğini, takip konusu çekte 27.01.2008 keşide tarihinin değiştirilerek 27.09.2008 yapılarak tahrifat yapıldığını, çekin gerçek keşide tarihine göre ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden çek vasfını kaybettiğini, kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi yapılamayacağını, çekin arkasında cirosu bulunan dava dışı … ve takipte alacaklı görünen davalı …’ın meşru ve kanuni hamil alacaklı olmadığını, müvekkilinin çekin arkasında cirosu bulunan … ve … ile herhangi bir hukuki ve ticari ilişkilerinin bulunmadığını, nitekim davalının İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/511 Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçelerinde, çekin müvekkilinden alınmadığını beyan ettiğini ileri sürerek takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, keşide tarihindeki tahrifata yönelik keşidecinin herhangi bir itirazının bulunmadığı gibi lehdarın ve diğer cirantaların da itiraz etmelerinin olanaklı olmadığını, müvekkilinin takibe konu çeki alacağına karşılık olarak dava dışı keşideci …’den aldığını, müvekkilinin çeki aldığı tarihte çek üzerinde muhatap bankanın karşılıksız kaşesi bulunmadığı gibi çekin karşılığının keşideci tarafından ödendiğini bilemeyeceğini, davacı cirosunda iptal şerhi bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili hakkında takibe konu edilen çekin müvekkili tarafından kira borcu nedeniyle asıl dava davacısına verildiğini, çekin bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, ancak keşidecinin talebi üzerine karşılıksız şerhi yazdırılmadığını, keşideciden çek bedeli alınarak asıl dava davacısı tarafından çekin keşideciye iade olunduğunu, fakat bir yıl sonra çekin takibe konu edildiğini, keşide tarihinin 27.09.2008 olarak değiştirildiğini, çek vasfını kaybettiğini, davalının yetkili hamil olmadığını ve ibrazdan sonra çeki aldığını, ciro silsilesinde bozukluk olduğunu, müvekkilinin davalı ve dava dışı ciranta … ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, takibe konu çekin tanzim tarihine ilişkin keşideci tarafından itirazda bulunulduğuna dair bir beyan ve delil mevcut olmadığı, dava dışı … ve davalı takip alacaklısı … cirolarından önce son cironun asıl dava davacısı …’a ait olup davacı yanca çekin keşideciye iade edildiğinin iddia edildiği, davalı takip alacaklısı … da bu iddiayı doğrulayarak çeki keşideciden aldığını kabul ettiği, dolayısıyla dava dışı keşideci … tarafından tanzim ve tedavüle çıkarılan dava konusu çekin birleşen davanın davacısı lehdar-ciranta … Ltd Şti cirosu ile asıl dava davacısı …’a ve bu ciro silsilesinden sonra davacı … tarafından keşideciye iade olunduğu, ancak keşideci tarafından iade alınan çekin yeniden tedavüle sokularak dava dışı … ve davalı …’a verildiği, bu itibarla dava konusu çekten dolayı davacıların borçlu olduğunun kabul edilemeyeceği, asıl davada davacı vekili son yazılı beyanında %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ettiği, ancak talebe davalı tarafça itiraz edildiği gibi gerek asıl davada ve gerekse birleşen dava yönünden çeke dayalı olarak takip başlatan davalının takipte haksız olmasına karşın kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davada davacıların çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine, davacılar yönünden yapılan takibin iptaline ve yasal şartları bulunmayan kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davacılar ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacının dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmaması sonradan bu konuda talepte bulunmasına karşın davacı tarafın iddianın genişletilmesi savunmasını getirmesi nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davanın davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
3-Birleşen davadaki davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise, davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK.nun 72. maddesi uyarınca birleşen davanın davacısı yararına tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davalı ve asıl davanın davacı vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün birleşen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.