Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4641 E. 2011/13547 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4641
KARAR NO : 2011/13547
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
T
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında “Tüplü LPG Bayilik Sözleşmesi” akdedildiğini, diğer davalının sözleşmeyi müşterek müteselsil borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmenin 24.maddesine göre bayinin 30 gün içinde hiç LPG almaması, LPG alımlarında bir önceki yılın aynı ayına ait LPG alımlarından %20’den fazla düşüş olması sözleşmenin bayi tarafından ihlali anlamına geldiğini, davalının 2007 Mart ile 2008 Mart dönemine ait LPG alımlarının %20 oranında düşüş gösterdiğini, 2008 Nisan ayında ise davalının LPG alımlarının tamamen durduğunu, durumun davalıya ihtar edildiğini, davalının aynı eyleme devam etmesi üzerine 29.05.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiğini belirterek, sözleşmenin 28.maddesi gereği cezai şart tazminatı olarak şimdilik 20.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin tek nüsha olarak tanzim edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeni ile müvekkilinin LPG satışlarının düştüğünü, davacının müvekkiline ait işyerinin 100 metre ilerisinde bir bayi daha açtığından satışların ve kar marjının, müvekkilinin müşterilerinin büyük oranda doğal gaza geçtiğinden LPG alımının düştüğünü, sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkilinin ileride oluşacak değişiklikleri bilmesinin mümkün olmadığını, olayda gabin hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının tazminat talep hakkının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi kurulu raporuna göre, davalının sözleşmenin 24.maddesini ihlal ettiği, gabin koşullarının gerçekleşmediği, davalının savunmasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000 TL cezai şart tazminatının 29.05.2008 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemenin karar gerekçesinde “…Taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari münasebet bulunduğu, takibe konu faturaların davalıya tebliğ edildiği, itiraza uğramadığı mal teslimine ilişkin dört adet irsaliyede “…” isim ve imzası bir adet irsaliyede sadece şirket kaşe ve imzası bulunduğu, sonuç itibariyle davacının davalıdan teslim edilen ve bedeli ödenmeyen mallara ilişkin 25.883,12 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.”denilmek suretiyle somut olayla ilgili bulunmayan gerekçeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.