YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7914
KARAR NO : 2012/14735
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ve davalılardan … ve … vekil Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı … asıl davada müvekkili ile davalı … arasındaki şirket hisse devri sözleşmesi gereğince şirket adına kayıtlı davalı …’in kullanımındaki aracın hisse devrine rağmen kullanım hakkının davalıda kalmaya devam edeceği ve araç üzerindeki takyidatlar davacı tarafından kaldırıldıktan sonra aracın davalının muvafakat edeceği birine devredileceği hususunun kararlaştırıldığını, ayrıcı sözleşmede müvekkili davacı aleyhine bu hususla ilgili cezai şart da öngörüldüğünü, anlaşmaya göre araç devir işleminin gerçekleştirilmesinin teminatı olarak müvekkilince davalı … lehine 45.000 TL tutarında senet düzenlendiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen davalı tarafın senedin icraya konulacağı tehdidi ile karşı karşıya geldiğini ileri sürerek, borçlusu … alacaklı … olan 15.02.2010 vadeli 45.000,00 TL tutarındaki senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, söz konusu senedin … tarafından …’e bu kişiden de …’ya ciro edilmesi ve … tarafından kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilmesi nedeniyle bu kişilere de husumet yöneltilerek ciroların gerçek olmadığı bunların iyi niyet karinesinden yararlanamayacağı belirtilerek menfi tespit isteminde bulunulmuştur.
Davalı taraf davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde dava konusu senette “nakden” ibaresinin bulunduğu, senet lehdarı davalı …’in de davacının teminat iddiasının yerinde olmadığını, davacının şahsi borçlarınına karşılık bu senedin verildiğini savunduğu, bu durumda iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, senedin bedelsizlik iddiası ispatlanamadığından diğer davalıların senedi kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap edip etmediklerinin araştırılıp tartışılmasına gerek görülmediği, ihtiyati tedbir kararı uygulandığı için birleşen dava yönünden, %40 tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçeleri ile asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen dava için %40 tazminatın davacıdan alınarak birleşen dosya davalısı …’ya ödenmesine, karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalılar … ve … yararına takdir edilen 825 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.