Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6155 E. 2011/1235 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6155
KARAR NO : 2011/1235
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.12.2009
No : 773-1005

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili , davalı şirketin Danimarka’da gemi makineleri üreticisi olan MAN B&W Diesel A/…’den 15.4.2003 tarihli sözleşme uyarınca bazı gemi makineleri satın aldığını, sözleşme gereğince makinelerin bedelinin davalı tarafından Danimarka-Nordea Bank’daki MAN B&W hesabına ödendiğini, davalının MAN B&W Diesel A/… lehine 250.000 Euro meblağlı Coutts Bank tarafından düzenlenmiş 31.1.2003 tarihli ve 26.5.2003 tarihinde tadil edilen teminat mektubu verdiğini, bu teminatın kontr garantisinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı şirketin satın aldığı makinelerin bedelini ödememesi üzerine MAN B&W’nin talebi üzerine Ekim 2003 başlarında teminat mektubunun paraya çevrildiğini, teminatın paraya çevrilmesi üzerine ödemeyi yapan Coutts Bank’ın teminatın kontrgarantörü olan müvekkilinden bu parayı aldığını ve 27.10.2003 tarihinde Coutts Bank’ın tüm haklarını müvekkiline devrettiğini, davalı şirketin Man B&W Diesel A/…’den almış olduğu makinelere karşılık MAN B&W Diesel A/…’ye ödemekle yükümlü olduğu parayı ödememesi nedeniyle kontrgarantör sıfatıyla parayı ödeyen müvekkilinin davalı şirketten bu paranın kendisine ödenmesini yazılı olarak talep ettiğini, bir sonuç alamaması üzerine davalıya karşı 26.2.2004 tarihinde Uluslararası Ticaret Odası Uluslararası Hakem Kurulunda dava açtığını, ancak Uluslararası Hakim Kurulunun 8.12.2004 tarihinde yetkisizlik kararı verdiğini belirterek, 250.000.- Euro’nun ya 29.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yıllık faizi ile birlikte ya da fiili ödeme günündeki Euro efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında ne yazılı ne de sözlü hiçbir sözleşme bulunmadığını, davacının neye dayanarak alacak talep ettiğinin anlaşılamadığını, davacının Coutt’… Bank’ın haklarını kendisine devrettiğini iddia ettiğini, ancak Coutt’… Bank’ın müvekkiline karşı hiçbir hakkının olmadığını, müvekkilinin bu banka ile herhangi bir hukuki ilişkisinin olmadığını, dolayısıyla müvekkiline karşı herhangi bir talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve toplanan deliller doğrultusunda bankanın teminat mektubu ile güvence altına aldığı riskin gerçekleşmesi nedeniyle kendi borcunu ödediği, ancak bankanın bu borcu ödemiş olmasından dolayı lehtar olan davalının mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiği, nitekim davacının da rücu talebini davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayandırdığı, ancak davalıya karşı sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunabilmek için davalı şirketin satın aldığı malların bedelini ödemediği hususunun sabit olması gerektiği , bu hususta davalının satın aldığı malların bedelini satıcı MAN B&W Diesel A/…’nin Türkiye distribütörü …Marine şirketine 4 adet çek karşılığında ödediğini iddia ettiği, nitekim …Marine şirketi tarafından düzenlenerek davalı şirkete gönderilen imzalı belgede “MAN B&W Diesel A/… namına şirketimiz aracılığıyla S5600 nolu anlaşma bedelinin tediyesi için dökümlenen çeklerin alındığını teyit ederiz” denmek sureti ile davalının iddia ettiği bu hususun teyit edildiği, ne var ki davacı tarafından dosyaya sunulan MAN B&W Diesel A/… ile …Marine arasında akdedilmiş acentelik sözleşmesinde “…Marine’nin ana şirket adına ve namına sözleşme yapma ve para tahsil etme yetkisine sahip olmayacağının” öngörüldüğü, TTK.nun 120.maddesinde de “müvekkilin hususi ve yazılı muvafakati veya vekaleti olmadan acentenin bizzat teslim etmediği malların bedelini kabza… mezun olmadığı gibi….” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu durumda davalının ahzu kabz yetkisi olmayan acenteye ödeme yaptığı ve yapılan bu ödemenin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, bu durumda davalının davacının alacak talebine istinaden kendisine gerekli ödemeyi yapması gerektiği ve sonrasında ise dava dışı …Marine şirketine başvurarak yapmış olduğu ödemeler dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak talep edip etmemekte muhtar olduğu ve bu hususun ancak başka bir davaya konu yapılabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemece gerekçeli kararda “…bu durumda davalının davacının alacak talebine istinaden kendisine gerekli ödemeyi yapması gerektiği ve sonrasında ise …Marine şirketine başvurarak yapmış olduğu ödemeler dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak talep etmemekte muhtar olduğu ve bu hususun ancak başka bir davaya konu yapılabileceği …” ibarelerine yer verildikten sonra davanın reddine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Oysa yazılı gerekçe ile davacı tarafın talebinin haklılığı konusunda görüş belirtildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece hüküm gerekçesi ile kurulan hüküm arasında çelişki oluşturulduğu anlaşıldığından bu durum bozma nedeni sayılmıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına , bozma nedenine göre davacı tarafın temyiz incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.