Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10590 E. 2012/14776 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10590
KARAR NO : 2012/14776
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili; müvekkillerinden Adile Bozdoğan ile davalılardan … arasındaki sigorta acenteliği ilişkisi kapsamında müvekkili Adile’nin keşideci diğer müvekkili Ayşegül Okay’ın kefil olarak davalı …’un ise lehdar sıfatıyla yer aldığı 25.000 TL tutarla bir adet bononun bu davalıya teslim edildiğini, bu konuda yanlar arasında teminat sözleşmesi düzenlendiği gibi bono üzerinde de teminat ibaresinin yazılı olduğunu, bono nedeniyle müvekkillerinin davalının borcu bulunmadığı halde lehdar … tarafından bononun ciro yoluyla diğer davalı hamil Mustafa Döner’e devredildiğini bu davalının da kötü niyetli şekilde müvekkilleri aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını belirterek bonodan dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitiyle %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, duruşmadaki beyanında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu bononun davacılardan Adile Bozdoğan ile davalılardan … arasında akdedilen sözleşme kapsamında teminat amacıyla düzenlendiği, davalı … tarafından teminat şartı olan zararın gerçekleştiği iddia ve ispat olunmadığı, ancak bonoyu takibe konu eden davalı … Döner’in ise kötü niyetli olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacıların davalı … aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, bono nedeniyle davacıların davalı …’a borçlu olunduğunun tespitine, takip konusu tutarın %40’ı oranındaki tazminatın bu davalıdan tahsiline, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davaya konu edilen 08.04.2003 düzenleme, 31.12.2003 vade tarihli bonoda bedel kaydı olarak teminat ibaresi yer almaktadır. Keşideci bulunan davacı … Bozdoğan ile lehdar davalı … arasında imzalanan 08.04.2003 tarihli “ teminat sözleşmesidir.” başlıklı belgede; dava konusu bononun hangi poliçelerin teminatı olarak verildiği belirtilmiştir. Anılan protokolden dolayı bir zarar meydana gelmesi halinde lehdar … oluşan zararı bakımdan senet borçlularına müracaat edebilecektir. O halde mahkemece dosyaya delil olarak sunulan teminat sözleşmesi başlıklı belge üzerinde durulup davalı yandan bu belgede belirtilen poliçeler bakımından zarara uğrayıp uğramadığı sorularak ayrıca temyiz dilekçesine ekli bulunan ve davacıların dolandırıcılık suçundan yargılanıp mahkum oldukları Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/284 Esas 2010/45 Karar sayılı dosyası ile davacıların şikayeti üzerine davalıların emniyeti suistimal suçundan yargılamalarının sürdüğü anlaşılan Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/103 Esas sayılı dosyası da hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.
2) Davacıların temyizine gelince; Davacıların davalı lehdar …’a karşı borçlu olmadığının tespiti halinde ise; davaya konu bonoda teminat kaydı bulunduğundan dolayı diğer davalı hamil Mustafa Döner’in bu kaydı bilmesine rağmen senedi ciro yoluyla devralmış olmasından ötürü kötü niyetli hamil bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi için hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’un diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.