Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2285 E. 2011/11796 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2285
KARAR NO : 2011/11796
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ile vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 2005/10646 ve 2006/1875 esas sayılı icra takibi başlatarak icra tehdidi altında 600 TL tahsilat yaptığını ve taşınmazlarına haciz uygulandığını, icra takiplerinin dayanağı olan bonolardaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini, 600 TL’nin istirdadını ve %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacının icrada ödeme emri tebliği üzerine borcu kabul ettiğini, imza inkarının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip konusu bono asıllarının icra takip dosyasında bulunmadığı, davalıya imza inkarı nedeniyle bono asıllarını mahkemeye sunması ve imza incelemesi yapılması için verilen süreye rağmen bono asıllarının ibraz edilemediği, davalının davaya cevap veren kendi vekili ile arasındaki hukuki ihtilafın görülmekte olan davayı etkilemeyeceği, bu durumda takip konusu bonolardaki keşideci imzalarının davacıya ait olduğunun kanıtlanamadığı, ancak tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının bono asıllarını sunmadığı gözetilerek yazılı şekilde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince talep ve dava konusu edilen ve fotokopi suretleri dosyaya sunulan bonolarda keşideci davacı, lehtar ise davalıdır. Bu durumda asılları davalı tarafından icra takip dosyasından geri alındığı anlaşılan bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığını davalı bilebilecek durumdadır.
Bonolar imza incelenmesi için sunulmadığı gerekçesiyle imzaların davacıya ait olmadığının kabulü karşısında davalının icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun da kabulü gerekir. O halde davacı yararına tazminata hükmolunmak gerekirken bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.