YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6261
KARAR NO : 2012/12792
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince davalıdan alınan borca karşılık 10.000 TL tutarlı 05.11.2007 tarihli diğer kısımlar boş olan bir adet bononun keşide edilerek davalıya teslim edildiğini vadesi geldiği halde borç ödenemeyince bu bononun davalı yanca müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini, dava dışı bankadan çekilen kredinin davalı hesabına havale edilmesiyle bono bedelinin ödenmesine rağmen müvekkili aleyhine takibe devam edildiğini belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuş ve duruşmadaki beyanında ise çekilen kredinin ve müvekkili hesabına yatırılan paranın davaya konu bonoyla bir ilgisi bulunmadığını söylemiştir.
Mahkemece; davacı yanın takibe konu bonoya atıf yapan bir ödeme belgesi sunamadığı ve böylece iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu bono bedelini ödediğini iddia etmiş, davalı ise yapılan ödemenin dava konusu bonoyla ilgili olmadığını savunmuştur. Bu durumda ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğu yönündeki savunmasını davalının kanıtlaması gerekir. Başka bir anlatımla somut olay bakımından ispat külfeti davalı taraftadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.