Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2011/18277 E. 2012/14219 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18277
KARAR NO : 2012/14219
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; dilekçenin reddine dair Dairemizin 11.5.2011 gün ve 7542-8184 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunmuş, ayrıca mahkemenin 19.7.2011 tarihli ek kararı yönünden de temyiz isteminde bulunmuş olmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1- Mahkemece, tarafların boşanmalarına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiş, temyiz talebi Dairemizce 11.05.2011 tarihli 7542-8184 sayılı ilamla “süresinde olmadığı” gerekçesiyle reddedilmiş, bu ret kararı 20.06.2011 tarihinde davalının bizzat kendisine tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili 14.07.2011 tarihinde verdiği dilekçe ile ; “kararın müvekkiline tebliğinin usulsüz olduğunu, Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, buna göre temyizin süresinde olduğunu” ileri sürerek dosyanın temyiz incelemesi için yeniden Yargıtay’a gönderilmesini talep etmiş, davalı vekilinin bu talebi mahalli mahkemece 19.07.2011 tarihinde verilen ek kararla reddedilmiştir. Bu ek karar davalı vekiline 04.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili bu ek kararı süresi içinde 12.08.2011 tarihli dilekçe ile temyiz etmiştir.
Davalının temyiz isteği, “süre aşımı” sebebiyle 01.06.1990 tarihli 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca reddedildiğine göre, davalı vekilinin “bu kararın kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesi” yönündeki 14.07.2011 tarihli dilekçesi, Yargıtay kararının maddi hataya dayandığı iddiasıyla düzeltilmesi isteği niteliğinde olup, bu karara karşı “maddi hataya” dayalı düzeltme isteğini inceleme görevi, yerel mahkemeye ait değil, kararı ihdas eden Yargıtay’ a aittir. Bu bakımdan yerel mahkemenin 19.07.2011 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalının temyiz isteğinin “süresinde olmadığından reddine” dair Yargıtay kararı davalının bizzat kendisine 20.06.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu karara karşı maddi hataya dayalı düzeltme isteğinin, tebliğinden itibaren 15 gün içinde ileri sürülmesi gerekir (HUMK. m. 440/1). Davalı adına vekili tarafından on beş günlük süre geçirildikten sonra 14.07.2011 tarihinde yeniden inceleme talebinde bulunulduğuna göre; düzeltme isteği yasal süresinden sonra vuku bulduğundan, isteğin reddine karar verilmesi gerekmiş, 19.08.2011 tarihli dilekçesinde temyiz mahkemesine karşı ileri sürülen eski hale getirme isteği ise temyizin tabi olduğu şartlara uygun olmadığından reddedilmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin yerel mahkemece verilen 19.07.2011 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazının yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple kabulü ile ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, davalının “maddi hataya” dayanan karar düzeltme isteğinin ve eski hale getirme talebinin yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, oybirliğiyle karar verildi.28.05.2012(Pzt.)