YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12552
KARAR NO : 2012/4664
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişildiğini, icra takibine dayanak olarak gösterilen bonoda müvekkil şirket kaşesi kullanılarak şirket adına davalılardan …’ un imzasının olduğunu, fakat davalı …’ un şirketi temsile yetkisinin bulunmadığını, müvekkil şirketin kum ve çakıl işleri ile uğraştığını, dava konusu bonoda alacaklı lehtar ciranta olarak gösterilen davalı … ve son hamil takip alacaklısı davalı … ile hiçbir alışverişinin olmadığını belirterek bonoya dayalı icra takibinden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve % 40′ dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu bononun müvekkiline geçerli ciro silsilesi ile intikal ettiğini, davacı tarafın iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddine %40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, takibe konu bononun davalı …’ un şahsi borcu nedeniyle davalı … lehine düzenlediği, bu itibarla gerçeğe aykırı bir şekilde davacı şirket kaşesi kullanılarak davacı şirketin borçlandırıldığı, davalı …’ın da bunu bilerek bonoyu iktisap ettiği gerekçesiyle takibe konu olan 21.04.2005 düzenleme, 21.05.2005 ödeme günlü 35.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine ve takibin kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu yapılan 21.04.2005 tanzim tarihli 35.000,00 TL bedelli bonoda keşideci kısmında davacı Tutkunlar Kum Çakıl Ltd. Şti kaşesi ve karşısında açığa atılmış iki adet imza bulunduğu, bu imzaların bononun tanzim tarihinde davacı şirketi münferiden temsile yetkili olan …’a ait olduğu dosyadaki belgelerden ve davacının beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı şirket adına şirketi temsile yetkili şahıs tarafından atılan
imza davacı şirketi borç altına sokacağından davalı …’un şahsi borcu olduğu gerekçesiyle davacı şirketin bonodan dolayı borçlu olmadığına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.