Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12987 E. 2012/7219 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12987
KARAR NO : 2012/7219
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Bengü Koç gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı … Ltd.Şti’ne kullandırılan krediye davalıların müteselsil ve müşterek borçlu olarak kefalet ettiklerini, ödemelerdeki düzensizlik nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz olunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili borcun ödendiğini, tahsilatların dikkate alınmadığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı …’in 57.732.13 TL davalı …’in 33.233.23 TL alacağa yaptıkları itirazların iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından 12.06.2009 tarihinde toplam 139.002.70 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalılar itiraz etmişler ve itirazdan sonra dava tarihine kadar kısmi ödemeler yapılmıştır.
Bu durumda; mahkemece, takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağı belirlenmeli ve dava tarihine kadar yapılan kısmi ödemeler BK’nun 84. maddesi uyarınca öncelikle işleyen temerrüt faizinden mahsup edilerek dava tarihi ile alacağın tespiti, ödenen miktar için dava açmakta hukuki yarar olmadığı dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davada kabul ve red olunan miktarlar, red sebepleri hükümde açıkça belirtilerek, red edilen miktar için davalılar yararına masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar kabul şekli ile de HMK 294 (HUMK 388) maddesine aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdiren 900 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.