YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/30
KARAR NO : 2011/6627
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 6 parsel sayılı 532,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiş, üzerindeki kargir iki katlı ev beyanlar hanesinde davalı … adına gösterilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal iddiasına dayanarak kargir iki katlı ev için dava açmıştır. Mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan kargir iki katlı evin davacı … adına beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı kargir binanın, tarafların anlaşmaları gereği davacıya kaldığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, dava konusu evin kim tarafından ne şekilde yapıldığı hususu kesin olarak saptanmamıştır. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları bu hususun açıklığa kavuşturulmasına elverişli değildir. Diğer taraftan, uyuşmazlık konusunda davalının bildirdiği tanıklar dinlenmemiş, mahkemece tespite aykırı sonuca varıldığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Yetersiz ve soyut içerikli yerel bilirkişi ve tanık sözlerine dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için, usulünce belirlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarıyla birlikte kadastro tutanaklarında adları yazılı tespit bilirkişilerinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirikişilerinden, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan evin davacı tarafından mı, davalı tarafından mı yoksa müşterek olarak mı yapıldığı, kadastro tespiti öncesi taraflar arasında eve ilişkin bir anlaşma yapılıp yapılmadığı, evin ne kadar süredir ve neye dayanarak kim tarafından kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişki giderilmeye çalışılmalı, dava konusu evin kim tarafından ne şekilde yapıldığı hususu kesin olarak saptanmalı, kadastro tespiti öncesi taraflar arasında eve ilişkin bir anlaşma yapıldıysa bu anlaşmanın tarafları bağlayıcı nitelikte olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya
dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.