YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6334
KARAR NO : 2010/9265
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Dava konusu edilen ve kamulaştırılan taşınmaz malın tapu kaydında malikler arasında gösterilen Şükrü oğlu …ile Mehmet oğlu …B’nin açık kimliklerinin araştırılmadığı, bunların yaşayıp yaşamadıklarının belli olmadığı, buna rağmen dava dilekçesi ile gerekçeli kararın bu kişilere ilan yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece taraf teşkilinin sağlanması ve davalıların savunma haklarının kısıtlanmaması bakımından öncelikle bu kişilerin tebligata yarar açık adreslerinin saptanması için Kamulaştırma Yasasının 7 . maddesi uyarınca tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden araştırma yapılmak ve adreslerini belirlemek üzere işlem yapılması, adres tespitine olanak bulunmadığı takdirde ayrıca haricen ve kolluk aracılığıyla adres araştırma yoluna gidilmesi tüm bu işlemler sonucu yukarıda adları yazılı maliklerin açık kimlik ve adreslerinin tespit edilememesi durumunda Türk Medeni Kanunun 426. ve 427. maddeleri uyarınca adı geçen kişilere vesayet makamınca kayyum tayin edilmesi için davacı tarafa yetki ve süre verilip, kayyum atanması sağlandıktan sonra kayyumun huzurunda işin esasına girilip yargılamaya devam edilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.