Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/600 E. 2013/4222 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/600
KARAR NO : 2013/4222
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı …’ın müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla, imzaladığı tüketici kredi sözleşmesi ile davalı şirkete kullandırılan kredinin davalılara kat ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen ödenmemesi üzerine söz konusu kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 2007 model Wolkswagen marka aracın alımına ilişkin olduğu, bu alacağın temini için de araç kaydına ipotek tesis edildiği, Gaziantep 2.İcra müdürlüğünün 2009/7333 esas sayılı dosyası ile de ipoteğin paraya çevrilmesi için takip başlatıldığı ve bu dosyanın sonuçlanmadığı, aynı alacakla alakalı olarak da iş bu davanın konusu olan ilamsız icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan davalı şirkete kullandırılan ticari amaçlı otomotiv ürünleri kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili için davalı şirkete ve kefile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar davaya yanıt vermemişler, ödeme emrine itiraz dilekçesinde ise ödeme emrinin tebliğinden önce davacı bankaya ödeme yapıldığı, bu sebeple asıl alacak miktarına borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece dava konusu ilamsız icra takibine esas alacak için aynı zamanda rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere İİK’nun 45.maddesi hükmüne göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. İİK’nun 45. maddesine göre, alacak ipotek ile teminat altına alınmış ise alacaklı öncelikle ipoteğe müracaat etmeli, buradan alacağını tahsil edemez veya ipoteğin teminat altına aldığı miktarı aşan bir kısım olursa bu miktar için ilamsız icra takibi yapmalıdır. Davalı takip borçlusu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması, davalı kefil hakkında tahsilde tekerrüre meydan vermemek koşulu ile haciz yolu ile takip yapılmasına engel teşkil etmez. Somut olayda bu sebeple davalı-kefil … yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.