Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17180 E. 2013/4241 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17180
KARAR NO : 2013/4241
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8870 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde borcu ödediğini iddia ettiğini, bu nedenle ispat külfetinin davalıda olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra takibine konu faturaların müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, davacının müvekkile verdiği 30/04/2010 tarihli ibranamenin ödemeyi kanıtladığını, 19.278 TL’lik ödeme makbuzları ve ibranameyle birlikte müvekkilin daha önce keşide ederek davacıya verdiği 4.000 TL’lik çekle birlikte davacıya toplam 23.278 TL’lik ödeme yapıldığını, davacının ise müvekkil şirkete 21.438 TL’lik mal verdiğini, müvekkilinin alacaklı konumdayken davacının icra takibi yapmasının kötüniyetten kaynaklandığını belirterek, davanın reddi ile % 40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; takip dayanağı faturalardan 18.12.2009 tarihli 2.160 TL bedelli olan faturanın açık fatura, diğer üç faturanın ise kapalı fatura olduğu, davalının fatura bedellerinin makbuz ve çekler ile ödendiğini, ibraname alındığını beyanla davanın reddini talep ettiği, davacı vekili ibraname altındaki imzayı kabul ederek, ibraname içeriğinde tahrifat yapıldığını ve hukuki sonuç doğurmayacağını beyan etmiş ise de, ibraname altındaki imzanın kabulü sebebiyle, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği açığa atılan imzanın üzerine sonradan yazılan metnin imza atanın iradesine uygun kabul edileceği, durumun aksini göstermedikçe yazılan metnin anlaşmaya aykırı olduğunu ispat yükünün açığa imza atan tarafa düştüğü, faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiği, yine Yargıtay uygulamalarına göre kapalı fatura halinde borcun ödendiğine karine teşkil edeceğinden davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından ve davalı defterlerinde aleyhe kayıt bulunmadığından HMK’nun 222. maddesi gereğince davacının kapalı üç adet faturaya ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, ibraname dışında kalan takip dayanağı 18.12.2009 tarihli ve 2.160 TL bedelli fatura gelince; davacı vekilinin 02.06.2012 tarihli celsede davalı savunmalarında geçen çekle ilgili ödemeyi kabul ettiğini, ancak çekin başka bir hukuki ilişki için verildiğini iddia ettiği, çek bedeli dikkate alındığında ve bu çekin başka bir hukuki ilişki için verildiğine yönelik iddia ispatlanamadığından fatura bedelinin bu çekle ödendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının da kabulünde olan kapalı faturaların ödemeye karine teşkil etmesine, açık fatura bedelinin ödenmesine ilişkin çekin başka bir ilişkiye ait bulunduğunun davacı tarafça kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.