Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17186 E. 2013/4242 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17186
KARAR NO : 2013/4242
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile aralarındaki cari hesap ekstresine dayalı olarak davalı aleyhine Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2008/10588 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının alacağının cari hesaba dayandığını iddia ettiğini, ancak bu cari hesabın müvekkili şirket tarafından teyit edildiğine dair bir belge sunamadığını, hatta davacının müvekkil şirketle olan ticari ilişki konusunun bile belli olmadığını belirterek, davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dosyaya sunulan ve teslim alan kısmında isim ve imza bulunan 21 adet sevk irsaliyesi ve davalı şirket temsilcisinin 18.10.2011 tarihli celsede alınan beyanına göre davacının davalıya toplam değeri 20.999,84 TL olan menkul malı satıp teslim ettiğinin ve davacının usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerine göre davalının toplamda 23.446,88 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, HMK’nun 222/4. maddesine göre açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olarak kabul edildiği, davacının usulüne uygun tutmadğı ticari defterlerindeki 23.446,88 TL’lik ödeme aleyhine kesin delil olarak kabul edildiğinde, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan bir alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve takibin kötüniyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde takibe itiraz etmiş olması gerekir. Ödeme emri borçluya 16.09.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, itiraz dilekçesinde 23.09.2008 ve 24.09.2008 olarak iki tarih bulunmaktadır. Mahkemece itiraz tarihi üzerinde durulup, itirazın 24.09.2008 tarihinde yapıldığının tespiti halinde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Açıklanan yönler gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.