YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7998
KARAR NO : 2011/10100
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat, birleşen dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece kamulaştırmasız el atma davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 Sayılı Kanunla değişik 15. maddesinin son fıkrasına göre, bilirkişi kurulunca değerlendirmenin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün olan 09.11.2004 tarihinin esas alınması gerekirken, taşınmaz maliki tarafından kamulaştırmasız el atma davasının açıldığı 02.08.2004 tarihinin alınması,
2-Dairemizin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen dava konusu Tomruksuyu köyü 1258 parsel sayılı taşınmazın değerlendirilmesinde emsal alınan Saraycık köyü 1795 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında bilirkişi raporunda incelemeye esas alınan 24.08.2004 günlü bir satışının bulunmadığı anlaşılmakla gerçekleşmemiş satış emsal alınarak değerlendirme yapan bu rapora itibarla hüküm kurulmuş olması,
2011/7998-10100
3-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dosya içerisinde bulunan Tomruksuyu Belediyesinin 15.03.2011 tarih M318TOM011-310.99/41 saylı yazısına göre dava konusu 1167 parsel sayılı taşınmazın imar planı dışında, yerleşim yerinden 200 m mesafede gelişme istikametinden uzakta, etrafının meskûn olmadığı, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı 1265 parsel sayılı taşınmazın ise bir tarafı imar sınırında olmakla beraber parselin genelinin imar planı dışında, meskûn evlerden 50 m mesafede olduğu, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı belirtilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu 1167 ve 1265 sayılı taşınmazların, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskûn halde bulunamadığı anlaşıldığından “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu 1167 ve 1265 parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken, arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.