YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7823
KARAR NO : 2010/2830
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle taşınmaz malın tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece kamulaştırılan taşınmazın maliklerine idare tarafından Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmüne uygun biçimde tebligat yapılıp pazarlık yoluyla uzlaşmaya çağrılmadan dava açılmasının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 7. ve 8. maddelerinde kamulaştıran idarenin kamulaştırmaya konu taşınmaz malın bütün niteliklerini belirleyip sahiplerini, bunların adreslerini tapu, vergi, nüfus kayıtları üzerinden ve ayrıca haricen yapacağı araştırma ile belgelere bağlayarak tespit ettirdikten sonra taşınmaz malın malikine pazarlıkla satın almak istediğini bildirmesi, verilen süre içinde malikin gelmemesi veya gelip de uzlaşma sağlanamaması ya da uzlaşmaya rağmen ferağ verilmemesi halinde Yasanın 10.maddesi hükmü uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tescili istemiyle dava açması gerekir.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre Yasanın 7.maddesi çerçevesinde kamulaştırılan taşınmazın sahiplerinin her birinin adresinin tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve zabıta aracılığıyla araştırmasının yapıldığı bu araştırmalara
rağmen adreslerinin tespit edilemediği, kim olduklarının bilinmediği (doğum yeri, doğum tarihi, soyadı, baba adı vs. belli olmadığından) anlaşılmaktadır. Yasanın 8.maddesinde özellikle pazarlık için resmi taahhütlü yazı ile malikin çağrılması yeterli görülmüş olup, adresi bulunamayanlara ilanen çağrı yapılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Hal böyle olunca idarenin salt adresi bulunabilenlere çağrı yapması yeterlidir. Adresi bulunamayan, kim oldukları saptanamayanlar yönünden uzlaşma girişimi sözkonusu olamaz. Bu bakımdan araştırmalara rağmen adresi bulunamayan, kim oldukları tespit edilemeyen malikler yönünden pazarlık girişiminde bulunulmadan tespit ve tescil istemiyle dava açılması mümkündür. Açıklanan nedenlerle nüfus kayıtlarından açık kimlikleri ve mirasçıları belirlenemeyen davalılara da kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra Kamulaştırma Yasasının 10. maddesi gereğince işlem yapmak gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.