Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/12099 E. 2010/2838 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12099
KARAR NO : 2010/2838
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;

Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde 9 yaşında 2200 adet kavak ağacı dışında ayrıca sınır ağacı niteliğinde 7 ceviz ve 6 asma ağacı ile 109,03 m2 yüzölçümlü bir yapı bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazda yapının kapladığı alan dışındaki kısmının tamamı kapama kavaklık olarak kabul edildiği halde sulu tarıma göre arazi değeri bulunup bu değere kavakların rayiç değerinin eklenmesi suretiyle değerlendirilip üzerinde bulunan ceviz ve asma ağaçlarına da ayrıca maktuen değer verilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre kapama kavaklığa değer biçilirken, kavakların bir yılda hasat edilemeyeceği gözönünde tutularak, öncelikle kaç yaşında kesim çağına geleceği resmi verilere dayanılmak suretiyle tespit edilmeli, kesim çağında elde edilecek brüt gelir yine resmi verilere göre belirlenerek bundan kavakların kesim çağına kadar geçecek süre içindeki masraflar (üretim giderleri) düşüldükten sonra kesim yılına bölünmek suretiyle dekar başına elde edilecek yıllık net gelir bulunmalı, bu net gelire de kapitalizasyon faizi uygulanarak kapama kavaklığın kamulaştırma bedeli tespit edilmelidir.

Taşınmaz kapama kavaklık olarak değerlendirildiğinde kavak ağaçlarının zeminle birlikte bu değerlendirmenin içinde yer alıp, ayrıca kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin de artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle kavak ağaçları dışındaki meyveli ağaçların değeri de kapama kavaklık olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır.
Bu bakımdan zemin değerinin saptanmasında dikkate alınması söz konusu olmayan ağaçların ancak idare tarafından alıkonulmuş olması halinde sadece odun değerlerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıda sözü edilen bozma nedeni doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.