YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10593
KARAR NO : 2011/16020
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/06/2006 gün ve 2006/8333 – 9424 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli Ayvasık mahallesi 394 ada 50, 51, 64, 76, 78, 79, 80, 83, 84, 93, 94 ve 95 sayılı parseller ile 414 ada 14 sayılı parselin Hazine adına tesbit ve tescil edildiği, davacı gerçek kişilerin zilyedlik, Orman Yönetiminin orman szayılan yer iddiasıyla açtığı davada 394 ada 83 ve 414 ada 14 parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 394 ada 50, 51, 64 ve 83 sayılı parsellerin davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, davanın açıldığı tarihte, 394 adada bulunan tüm taşınmazların Kadastro Mahkamesinin 1976/231 sayılı dosyasında davalı olduğu, ancak bu dosyada 14/04/1979 tarihinde H.Y.U.Y.’nın 409. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, taşınmazların 18/06/1990 tarihinde tapuya tescil edildiği, oysa kadastro mahkemesinde taraflar gelmese de bu şekilde karar verilemeyceği, 3402 sayılı Yasanın 29 ve 30. maddelerine göre dosyanın karara bağlanması gerektiği, bu nedenle, 1976/231 – 1979/96 sayılı kararın yok hükmünde olduğu, taşınmazlar hakkında derdest dava bulunması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakamayacağı, 394 adada bulunan taşınmazlar hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” açıklanarak hüküm bozulmuş, 414 ada 14 parsele yönelik olarak onanmış, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra mahkemenin glörevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 03/03/1999 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 1976 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece, davalılar aleyhine açılan davada görevsizlik kararı verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasına son bend olarak, “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, vekilin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 450.- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına
28.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.