YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11268
KARAR NO : 2011/9413
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işveren ait işyerinde 13.07.1987 tarihinden itibaren 40 gün süre ile çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, … Orman İşletme Müdürlüğü tarafından verilen ve Kurum kayıtlarına 2.9.1987 tarihinde intikal eden 13.7.1987 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi ile davalı işyerinde çalışmaya başladığını belirterek Kuruma bildirilmeyen 40 günlük sigortalı çalışmasının tespitini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 13.7.1987 tarihinden itibaren 13 gün, 1987 yılının 8.ayında 11 gün olmak üzere toplam 24 gün süreyle ve asgari ücretle çalıştığı halde bu çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … ili Merkez ilçe … köyü nüfusuna kayıtlı … ve … oğlu 7.7.1968 doğumlu …’ın Kurum kayıtlarına 2.9.1987 tarihinde giren sigortalı işe giriş bildirgesi ile 13.7.1987 tarihinden itibaren … Orman İşletme Müdürlüğünde “ağaçlandırma işlerinde çalışacak işçi ” olarak çalışmaya başladığının bildirilmesine karşın davacının Kuruma bildirilen sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davacının adının yazılı olduğu ancak sigortalı sicil numarasının bulunmadığı puantaj cetvellerine göre davacının 1987 yılı Temmuz ayında 13, Ağustos ayında 13 günlük çalışmasının bulunduğu ve bu çalışmaları karşılığında hak ettiği ücretin kendisine imza karşılığında ödendiği, dönem bordrolarına göre davacının 1987 yılı Temmuz ayında 13, Ağustos ayında 13 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği ancak dönem bordrolarında yer alan “…” sicil numarasının dava dışı 1966 doğumlu … oğlu …’a ait olduğu, … Orman İşletme Müdürlüğünce mahkemeye gönderilen 2.11.2010 gün ve 10933 sayılı yazı ile … oğlu 1968 doğumlu …’ın bu işyerinde çalıştığı ancak sigorta sicil numarasının “14275754” olduğu halde dava dışı dava dışı 1966 doğumlu … oğlu …’a ait “…” sicil numarasının yazıldığının bildirildiği, dinlenen tanıkların bu çalışmaların davacıya ait olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği çalışmalar “…” sigorta sicil numaralı 1966 doğumlu … oğlu … adına Kurumu bildirilmiş ve bu kişinin hizmet cetveline işlenmiştir. Dava, niteliği gereği Anayasal Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin olup, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, Kurum kayıtlarında aidiyeti istenilen hizmet adına kayıtlı olan kişinin, dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden yöntemince davaya katılımı sağlanarak bu yöne ilişkin beyanının alınması gerektiği ortadadır. Mahkemece 1966 doğumlu … oğlu …’ın yöntemince davaya katılımının sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, davanın nitelikçe kamu düzenine tabi olduğu gözetilerek aidiyeti istenilen hizmetin kayıtlı olduğu kişi olan 1966 doğumlu … oğlu …’ın yöntemince davaya katılımının sağlanması için davacıya önel vermek, bu kişinin dava konusu hizmete yönelik beyanını almak, bildirge, puantaj cetvelleri ve işyeri kayıtlarında yer alan imzaların davacıya ait olup olmadığı yolunda inceleme yapmak, sigortalı işe giriş bildirgesinde yer alan hane-cilt-sayfa numarasının davacıya ait olup olmadığını ilgili Nüfus Müdürlüğünden sormak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 2.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.