YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8541
KARAR NO : 2010/9063
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının İş kazası sonucu % 50 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalılar ile dava dışı işveren şirketin toplam % 70 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığıda kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakimin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Hal böyle olunca davacı yararına hükmolunan 7.000,00 TL manevi tazminatın yeterli olmadığı, yukarıda açıklanan ilkelerin ışığında 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği ortadadır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, kararı davalıların temyiz etmemesi ve davacının temyiz nedenlerine göre taraflar yararına doğan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“Davacının davasının kısmen kabulü ile;
1-Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin reddine, alınması gereken 15.60 TL ret harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
2-10.000,00 TL manevi tazminatın 16.03.2002 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL, avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine;
4-Alınması gereken 560,00-TL. karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 270,00-TL. nisbi harcın, tenzili ile bakiye 290,00 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 270,00-TL. nisbi harç ile 7,90-TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 277,90-TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kabul ve ret oranına göre davacı tarafından yapılan toplam 820,50-TL. yargılama giderinden taktiren 410,25-TL’sının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan 25.50 TL yargılama giderinden takdiren 15.00 TL’sının davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine kalanının taraflar üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.