Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/4811 E. 2010/4458 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4811
KARAR NO : 2010/4458
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının tüm davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacı eş … Kurtarın maddi tazminat istemini kabulüne, çocuk … Kurtarın maddi tazmiant isteminin reddi ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacılar murisi … … ve işçi … Küngür çalıştıkları davalı şirketin deposunda bilinmeyen kişilerce kafalarına sıkılan kurşunla öldürüldükleri iş kazası olayında işçinin kusurunun bulunmadığı davalı işverenin %40 ve öldürme eylemini gerçekleştirenlerin %60 oranında kusurlu bulundukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL sına hükmedilmesi ve manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hesaplanırken davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına karar tarihinde yürürülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilmeden davacılar aleyhine fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacı …’ın maddi zararı SGK’nca bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından reddine ,
2- Davalı işverenin %100 sorumlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaba göre davacı eş … yararına 30.530,49 TL maddi tazminatı ile 35.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı çocuk … yararına 15.000,00 TL manevi tazminatın 11.3.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine , fazla talebin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan eş için 3.900,00TL, çocuk için 1.800,00 TL , davacı eş için hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.453.04 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan eş için 1.200,00 TL, çocuk için 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 797.90 -TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 581.00 TL sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 4.348,64-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.628,80-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 2.719,84-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından peşin yatırılan 1.628,80-TL nisbi harç ile 11.20- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.639,80-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 19.4.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.