YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10402
KARAR NO : 2010/7217
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun’dan yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile Kuruma ödediği fazla prim ödemelerinin iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacının taksitlendirme süresi içinde ödeme yapmadığından yapılandırma işleminin iptalinin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davacının 1479 … sigortalılığının 20.7.1981 tarihinde başladığı, vergi kaydının bulunmaması nedeniyle 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasındaki dönemin Kurum’ca kabul edilmemesi üzerine 7.12.2005 tarihinde açtığı dava Konya 2. İş Mahkemesinde görülerek 22.1.2007 tarih 2007/3 sayılı kararı ile 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasındaki sürenin mahkemece kabul edildiği ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.4.2007 tarih ve 2007/5955 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davanın devamı sırasında Kurum kayıtlarında 12.4.2006 tarih, 96607 sayı ve tekrar 31.5.2006 tarih, 179518 sayı ile intikal eden dilekçelerle süresinde 5458 sayılı Yasa’dan yararlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurum vekilinin 19.3.2008 tarihli cevap dilekçesi ile dosyadaki diğer yazılar birlikte değerlendirildiğinde, davacının Kurum aleyhine açtığı hizmet tespiti davasından vazgeçmediği için 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılmadığı, Kurum’un 6.3.2008 tarih, 16202 sayı ve 14.4.2009 tarih, 31940 sayılı yazılarında,; davacının 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırıldığı ancak taksitlerini ödemediğinden yapılandırmanın iptal edildiği belirtilmekte ise de Kurum’un 22.5.2008 tarihi, 32559 sayılı yazısından, davacının taksitlerini ödemediği gerekçesi ile iptal edilen yapılandırmanın 5458 sayılı Yasa ile ilgisinin bulunmadığı, yazıdaki tarihlerden 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa’nın 47. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 19. maddesi ile getirilen yapılandırma olduğu, davacının yapılandırma olmaksızın normal prim borçlarını ödediği ve 1.10.2006 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
5458 sayılı Yasa’nın 3/son maddesinde belirtilen, yapılandırmadan yararlanmak üzere başvuran borçluların kapsama giren borçları dolayısıyla Kurum’a karşı yaptıkları itirazlarından ve sürdürdükleri davalardan feragat etmeleri ve ihtilaf yaratmamalarına dair hüküm, prim borçlarına yönelik uyuşmazlıkları kapsamaktadır. Sosyal güvenliğe ilişkin ve 1479 sayılı Yasa’nın 26. maddesi uyarınca vazgeçilmesi mümkün bulunmayan hizmet tespiti davalarını ise içermemektedir.
Yukarıdaki açıklamalara göre Kurum’a süresinde yazılı müracaatta bulunan davacının 5458 sayılı Yasa’dan yararlanma istemi kabul edilerek, prim ödemeleri yönünden gerek Kurum’dan sorularak, gerekse uzman bilirkişiden görüş alınarak davacının fazla ödemenin iadesi talebi hakkında bir sonuca gidilmesi gerekirken, dosyadaki belgeler değerlendirilmeksizin Kurum’dan gelen soyut bir yazı itibariyle karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.