Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5488 E. 2010/8982 K. 23.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5488
KARAR NO : 2010/8982
KARAR TARİHİ : 23.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1977 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 664 parsel sayılı 30.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak zeytinlik niteliği ile davacıların miras bırakanı … … adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir.
687 parsel sayılı 4.450 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydının miktar fazlası olarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, … …’un itirazı üzerine kadastro komisyonunca taşınmazın Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacıların miras bırakanı … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, dava açılmadığından komisyon kararı kesinleşmiştir.
… … mirasçıları olan Sami … ve arkadaşları, Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydına tutunarak 664 ve 687 parsellerin 25.12.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınıp hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, yanlış olan bu işlemin iptali istemiyle temyize konu davayı açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalı kurumlar tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2005 gün 2005/7207-9334 sayılı bozma kararında özetle: “3 nolu zeytincilik parseli için … … ve arkadaşları adına oluşturulan Mart 1961 tarih 10 sıra nolu 92.125m2 yüzölçümlü tapu kaydının arazi kadastrosu sırasında miktarıyla 664 parsel ile dava dışı 19.000 m2 yüzölçümlü 665 ve 43.000 m2 yüzölçümlü 666 parsel sayılı taşınmazlara uygulandığı, hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişi raporundaki 3 numaralı zeytincilik haritasının uygulamasının usulsüz olduğu, 3 nolu zeytincilik parseline ait tapu kaydının dava dışı 666 parsele de uygulandığının göz ardı edildiği, bu sebeple geniş çevreyi gösteren zeytincilik parselasyon haritasının getirtilerek komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi ve harita mühendisi ile birlikte Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydı ve bu kaydın krokisi yöntemince uygulanmalı, teknik olarak uygulanma kabiliyeti yoksa krokiden şeklen faydalanılarak ve değişir sınırlı tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi ve çekişmeli taşınmazların bu kayıt kapsamında kalıp kalmadıklarının saptanması ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, 26 nolu orman kadastro komisyonunca yapılıp 25.10.1990 tarihinde ilan edilen 664 ve 687 parsellerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin komisyon kararının iptaline ve bu taşınmazların payları oranında davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı kurumlar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına dayalı on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.10.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılarak uzman bilirkişiler tarafından yapılan uygulama, araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazların Mart 1961 tarih 10 sıra nolu tapu kaydının ve bu tapu kaydının dayanağı olan 3 numaralı zeytincilik haritasının kapsamında kaldıkları belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece çekişmeli taşınmazlarla ilgili 26 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan 2/B işleminin iptali ile yetinilmesi gerekirken ve çekişmeli taşınmazlar tapuda davacıların miras bırakanları olan … … adına tapuda tescilli olduğu, kaldı ki davacılarında tescil istemleri bulunmadığı halde tescile yönelik hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, çekişmeli taşınmazların davacılar adlarına tesciline yönelik hükmün 3, 4 ve 5. bentlerinin tamamen hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, … ve Orman Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına 23/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.