Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6597 E. 2010/4450 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6597
KARAR NO : 2010/4450
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren murisinin nezdinde 15.06.1979-05.11.1983 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının davalı işverene ait iş yerinde 15.06.1979-15.11.1983 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 15.06.1979- 05.11.1983 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverence davacı adına 01.09.1981 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, davacının davalı iş yerinde;1980/3. dönemde 15 gün, 1982/1. dönemde 15 gün, 1982/2. dönemde 15 gün, 1982/3 dönem 15 gün çalışmasının 30/07/1982 tarihinde işten çıkışının Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin 01.06.1979 tarihinde yasa kapsamına alındığı, 30.12.1990 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, davacıya verilen 13082550 numaralı sigorta sicil kartında ilk işe giriş tarihi olarak 1979 yılının yazılı olduğu, dinlenen tanıkların davacının askere gidene kadar çalıştığını beyan ettikleri görülmektedir.
Uyuşmazlığın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı yasanın 79/10 maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere; yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda, işe giriş ve işten çıkış tarihleri arasındaki bildirim dışı süreler yönünden 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, sadece işten çıkış ve yeniden işe giriş tarihleri arasındaki süreler yönünden hak düşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda araştırma yapılması gerektiği, birden fazla işe giriş bildirgesi verilmesi halinde ise çıkış yok ise ilk işe giriş bildirgesi ile son işe giriş bildirgesinin verildiği tarihler arasında geçen çalışmaların hak düşürücü süreye uğramayacağı, çıkış var ise hak düşürücü sürenin her kesim çalışma için ayrı ayrı hesaplanacağı, çıkış tarihinden sonra işçinin aynı iş yerinde çalışmasını sürdürmesi veya hak düşürücü süre içersinde tekrar aynı iş yerine girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağıdır. Bu nedenle işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki kısmi bildirimin aksine eşdeğer belgelerle ısbat edilebileceği kabul edilmelidir. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2003-2143 E,2003/97 K Sayılı 26.02.2003 günlü kararında da vurgulanmıştır. Somut olayda, davacının 01.09.1981-30.07.1982 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışması ile ilgili kısmi bildirim bulunduğundan eksik bildirilen süreler yönünden tesbit karar verilmesi doğru ise de, davacıya kurum tarafından verilen sigorta kartında belirtilen 1979 yılında ilk işe girdiği ile ilgili giriş bildirgesi araştırılmadan 15.06.1979-01.09.1981 tarihleri arasına yönelik istemin kabulü ile askere gittiği tarih araştırılmaksızın 30/07/1982 işten çıkış tarihinden sonraki dönem olan 31.07.1982-05.11.1983 tarihleri arasına yönelik hizmet tesbiti talebinin kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Davalı Kurumdan dosyada bulunan davacıya ait 13082550 SSK sicil nolu sigorta sicil kartı fotokopisi de eklenerek sözkonusu sicil numarasının 1979 yılında verilen sigorta numarası olup olmadığını sormak 1979 yılında verildiğinin anlaşılması halinde 15.06.1979-01.09.1981 tarihleri arasındaki süre yönünden şimdiki gibi tespit kararı vermek, işe giriş bildirgesi yok ise bu döneme yönelik talebin hak düşürücü süre dolduğundan reddine karar vermek, davacının askerlik yaptığı tarihleri ilgili Askerlik Şubesinden sormak, askere gidiş tarihi belirlendikten sonra çıkış gösterilen tarihten sonraki süre olan 31.07.1982-05.11.1983 tarihleri arasındaki süre yönünden bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı kurulan hüküm usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.