Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6943 E. 2010/7436 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6943
KARAR NO : 2010/7436
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetki yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, yetkili mahkemenin Sarıoğlan Asliye Hukuk(İş) mahkemesi olduğuna,karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili nöbetçi Sarıoğlan İş(Asliye Hukuk) mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık,yöntemince yapılan yetki itirazı sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
Anılan maddeye göre,İş Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi,işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz. Maddenin açık hükmüne göre davacının iki seçimlik hakkı vardır.Birincisi, davalıların Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde, diğeri de, işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede dava açmasıdır.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9/2 maddesine göre de, davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahının bulunduğu mahkemede açılacağı da açık-seçiktir.
Somut olayda,davacı seçimlik hakkını kullanarak davalı … Bakanlığının Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahının bulunduğu Ankara’da davasını açmış olduğu açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.