Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15483 E. 2011/1644 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15483
KARAR NO : 2011/1644
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalı … Mak. San. Tic.Ltd.Şti’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılardan Mine Balkan’ın eşi ve sigortalı …’ın geçirdiği iş kazası sonucu % 43,2 oranında işgöremez duruma gelmesi nedeniyle davacı … için maddi ve manevi, davacı eş Mine Balkan için de manevi tazminat talep etmişler, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Yansıma yoluyla ayni eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Hal böyle olunca doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan yalnızca maddi sağlık bütünlüğü ihlal edilen kişi midir? Cismani zarar kavramına (B.K. 46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse, bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun (ana, baba, karı, koca gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulmuşsa onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan, yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara maruz kalma söz konusudur. Kaza sonucu ağır yaralanan ve 2 kez ameliyata rağmen iyileşmeyen çocuklarının durumu sebebiyle ruhsal bütünlüğü bozulan anne ve babanın (H.G.K. 26.4.1995 gün ve 1995/11-122, 1995/430) ve haksız eylem sonucu ağır yaralanan ve iktidarsız kalan kocanın karısının manevi tazminat isteyebileceklerine (H.G.K. 23.9.1987 gün ve 1987/9-183 1987/655) ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları aynı esaslara dayanmaktadır.

…/…

-2-

Somut olayda, davacılardan Mine’nin’ın kocası olan davacı …’ın, geçirdiği işkazası sonucu kafa travması geçirmesi ve sol gözünde görme kaybı nedeniyle % 43,2 oranında iş göremez hale geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Sigortalının vücut bütünlüğü ihlali olayının davacı eş Mine’nin ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünü hangi ölçüler içinde ve nasıl ağır biçimde bozduğu kanıtlanamamıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular nedeniyle, davacı eş Mine’nin B.K.’nun 47. maddesine dayanan manevi tazminat isteği yönünden doğrudan manevi zarara uğradığını kanıtlayamadığı gözetilmeden yazılı şekilde manevi tazminat isteminin kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı … Mak. San. Tic.Ltd.Şti’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Mak. San. Tic. Ltd. Şti.’ye iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 24.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalının maddi ve manevi zararı ile sigortalının eşinin manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı sigortalı yararına 2.038.00-TL maddi, 40.000.00-TL manevi, davacı eş yararına 5.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Ancak cismani zarar kavramına (B.K. 46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan, yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara maruz kalma söz konusudur. Kaza sonucu ağır yaralanan ve iki kez ameliyata rağmen iyileşmeyen çocuklarının durumu sebebiyle ruhsal bütünlüğü bozulan anne ve babanın (H.G.K. 26.4.1995 gün ve 1995/11-122E., 1995/430K., 17.02.2010 gün ve 2010/4-77E., 2010/82K.), haksız eylem sonucu ağır yaralanan ve iktidarsız kalan kocanın karısının (H.G.K. 23.9.1987 gün ve 1987/9-183E., 1987/655K.), trafik kazası sonucu aynı araçta bulunan çocuklarının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanması nedeniyle anne ve babanın (HGK’nun 6.10.2010 gün ve 2010/4-453E., 2010/47K.), çocuklarını yüzde sabit eser kalacak şekilde köpeğin ısırması sonucu anne ve babanın (HGK’nun 17.02.2010 gün ve 2010/4-77E., 2010/82K.) manevi tazminat isteyebileceklerine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları aynı esaslara dayanmaktadır.
Somut olayda sigortalının 20.11.2006 tarihinde cereyan eden iş kazasında CNC … olarak tabir edilen pres makinesine yağ koyma işini yaparken kafasının … makinesine sıkışarak kafa travması geçirdiği, sağ yüzünde felç oluştuğu, ameliyat edildiği, 20.11.2006-30.11.2006 tarihleri arasında yoğun bakımda kaldığı, 4.12.2006 tarihinde taburcu edildiği, 1.7.2007 tarihine kadar istirahatli sayıldığı, sol gözünde görme kaybı oluştuğu, beyinde sağ periferik fasiyal paralizi mevcut olduğu ve %43.2 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği anlaşılmaktadır.
Sigortalının bu derecede ağır vücut bütünlüğünün ihlali olayında olayın oluş şekli, cismani zaranın oluştuğu organda gözetildiğinde onun çok yakını olan eşinin bundan dolayı üzüntü duyduğu, derinden etkilendiği, yasam kalitesinin ruhsal yönden düştüğü, ruhi ve asabi sağlık bütünlüğünün ağır şekilde ihlal edildiği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Olayda uygun illiyet bağı ile hukuka aykırılık bağı koşulları gerçekleştiğinden kendisinin %40, çalıştırdığı işçinin %20 oranında kusuru bulunan davalı işverenin davacı eşin gerçekleşen manevi zararından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacı eşin manevi zarara uğradığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum.