Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7184 E. 2010/7408 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7184
KARAR NO : 2010/7408
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı … San.Tic.A.Ş. vekili ile dahili davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın maddi tazminat talebi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığından bu talebin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile, 7.500,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, 11.09.2003 günü, davalılardan işveren … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait diğer davalı … sevk ve idaresindeki … plakalı servis otobüsü ile gece vardiyasından dönerken tek taraflı meydana gelen trafik iş kazası sonucu, servis içerisinde yolcu olarak bulunan davacı %30,20 oranında malul kalmıştır. Keles Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2008 tarih ve E:2008/196, K:2008/187 sayılı veraset ilamına göre, yargılama devam ederken 04.10.2008 tarihinde davalılardan … vefat etmiş ve yasal mirasçı olarak eşi …’i ve çocukları … ile …’i bırakmıştır. Davalılardan …’in yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Dahili dava dilekçesi 04.12.2008 tarihinde dahili davalılara tebliğ edilmiş, bu tarihten sonraki ilk celse olan 16.12.2008 tarihinde dahili davalı … davayı kabul etmediğini ve avukat tutacağını belirtmiş ve aynı gün tazminat davası hakkında karar verilmiştir. Mahkemece, savunmasını kanıtlayacak tüm delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınmadan yargılama usulüne aykırı davranılarak dahili davalıların savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 36. madde).
Öte yandan, temyiz dilekçelerinin ekinde dahili davalıların ibraz ettiği Keles Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24.02.2009 tarih ve E:2008/257, K:2009/29 sayılı kararından ise, dahili davalıların ölen davalı …’in mirasını kayıtsız ve şartsız reddettikleri ve Türk Medeni Kanunu’nun 650 ve 609. maddeleri gereğince reddin tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesinde en yakın yasal mirasçıların tamamının reddettiği mirasın sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesi hükmü değerlendirilmeden ve Tasfiye Memuru davayı yöntemince katılarak pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, dahili davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer davalı işveren …. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde dahili davalılara iadesine, 24.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.