YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3834
KARAR NO : 2010/4562
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacının iş kazası sonucu % 10,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 5, davalı işverenin % 95 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde ve olay tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre, paranın olay tarihindeki satın alma gücü ve ekonomik koşullar birlikte değerlendiridiğinde; davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1.Davanın kısmen kabulü ile, 9.078.00-TL maddi, 3.000.00-TL manevi tazminatın 20.8.1994 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla talebin reddine,
2.Alınması gereken 652,12-TL ilam harcından peşin alınan 405,00 TL nın düşülerek bakiye 247,12-TL nın davalıdan alınarak Hazine’ye irad kaydına,
3.Hüküm altına alınan maddi tazminat için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan 1.089,36 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Hüküm altına alınan manevi tazminat için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Reddolunan manevi tazminat için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından sarfolunan 663.80-TL yargılama giderinin kabul ve red oranları nazara alınarak, 222.00-TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 405.00-TL nispi, 11.20-TL maktu olmak üzere toplam 416.20-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
20.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.