YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11150
KARAR NO : 2010/7555
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 8.1.2001 tarihinden itibaren 4 yıl süreyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 08.01.2001 tarihinden itibaren 4 yıl süre ile davalı şirkete ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile davacının 31.01.2002-08.01.2005 tarihleri arasında 1058 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Dosya içeriğinden; … Turizim Tic Ltd. Şti adına tescilli iş yerinin bulunmadığı, davacının çalışmaları ile ilgili davalı şirket tarafından kuruma bildirim yapılmadığı, iş yeri dönem bordrolarının Kuruma verilmediği, davacı ile davalı şirket arasında yapılan 24.09.2002 tarihli sözleşme ile davacının davalı şirket tarafından verilen yetkiye dayanarak çeşitli kişi yada firmalarla kendi nam ve hesabına reklam alarak şirkete vereceği ve aldığı reklamlardan % 11 oranında komisyon alacağının kararlaştırıldığı, 01.05.2004 tarihinden sonra imzalandığı anlaşılan ve tarih yazılı olmayan anlaşma ile davacının sözleşme imzalamadan 3 ay önce Ege Bölge Müdürü olarak göreve başladığı, sözleşmenin imzalanması ile birlikte Ege Bölge müdürlüğü görevinin sona ereceğinin yazılı olduğu, taraflar arasında yapılan ücret anlaşması ile ilgili protokole göre Şirketin İzmir İli Karşıyaka sorumlusu olan davacının aylık 15.000.000.000. TL (15.000,00 TL) , reklam sparişi alması halinde 300.000.000 TL (300,00 TL) ofis giderinin karşılanacağı, aylık 15.000.000.000 TL (15.000,00 TL) yarısına düşmesi halinde 150.000.000.TL (150,00 TL) ofis giderinin karşılanacağının kararlaştırıldığı, davacının İstanbul Ajans Karşıyaka Bölge Müdürü olarak imzaladığı 20.07.2002, 25.20.2002, 13.11.2002, 07.01.2003 ve 15.11.2003 tarihli reklam sipariş sözleşmeleri bulunduğu, dinlenen tanıklar davacı ile aynı dönemde şirket elemanı olarak çalıştıklarını, aynı işi yaptıklarını söylemişler ise de bordro tanığı olduğunu gösterir dönem bordrolarının yada iş yeri kayıtlarının bulunmadığı, ayrıca ihtilaf konusu dönemde davacının 09.01.2001-15.03.2001 tarihleri arasında dava dışı 11174839 sicil nolu iş yerinden 65 günlük çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kurum’a bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davalı işverenlerin kayıtlı çalışanları olmadıkları gibi aynı dönemde kayıtlı komşu iş yeri sahibi veya çalışanları da olmamaları nedeniyle, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemeyeceği gibi yapılan anlaşmalara göre davacının büro giderlerinin bir kısmının davalı şirket tarafından karşılanmış olması nedeni ile davacının kendi adına bağımsız iş yeri bulunup bulunmadığı, vergi kaydı ve 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalılığı bulunup bulunmadığı araştırılmadan bilirkişi tarafından düzenlenen internet kayıtlarından kaydına rastlanılmadığının yazılı olduğu rapora göre sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirket adına şirket merkezinin bulunduğu İstanbul’da Kurum’da kayıtlı iş yeri bulunup bulunmadığını araştırmak, iş yeri bulunduğunun anlaşılması halinde ihtilaf konusu dönemde bordrolarda çalışması görülen bordro tanıklarının beyanını almak, ayrıca davacının çalışmasının geçtiği 1716 Sk No:1/1 … İş Hanı No:301 …. adresi ile ilgili vergi kaydı ve … sigortalı olarak tescilinin bulunup bulunmadığını ilgili vergi dairesi ve davalı Kurum’dan araştırmak, ayrıca zabıta marifetiyle tespit edilecek sözkonusu adreste bulunan işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediye’den ve Vergi Dairesi’den bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan İstanbul … Yayıncılık Ltd. Şti’ye iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.