Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/260 E. 2011/1159 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/260
KARAR NO : 2011/1159
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 1982 yılında Şoför ve Otomobilciler odasına kayıtlı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1982 yılında Şoförler ve Otomobilciler odasına kayıtlı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Kurumun işleminin idari mahiyette olduğu, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacıın 26.1.1999 tarihinde Kuruma verdiği bildirge üzerine 1.1.1984 tarihinde başlayan meslek odası kaydı esas alınarak 22.3.1985 tarihinde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edilip 22.3.1987 tarihine kadar sigortalı sayıldığı, ancak davalı Kurum müfettişi tarafından yapılan soruşturma sonucu hazırlanan 18.7.2007 tarihli raporda oda kaydının usulsüz olarak sahtecilik sonucu oluşturulduğunun belirlenmesi üzerine davalı Kurumca sigortalılığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilip davacı hakkında ceza soruşturması yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, davacının bu davayı açarak davalı Kurumca geçersiz sayılan oda kaydı nedeniyle iptal edilen 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar meslek odaları ile yeni üyeleri arasında çıkan kayıt ve terkin işlemleri ile ilgili ihtilaflara bakmaya adli değil idari yargı yeri görevli ise de somut olayda dava meslek odasına yöneltilmediğinden ve meslek odası tarafından oda kaydı ile ilgili bir ihtilaf çıkarılmadığından davanın yasal dayanağı belirgin olarak 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi olup, uyuşmazlığın 1479 sayılı Yasa’dan kaynaklandığı açık-seçiktir. Öte yandan bu Yasa’nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği 1479 Sayılı Yasa’nın 70. maddenin açık hükmü gereğidir.
Mahkemece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ; Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.