YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12114
KARAR NO : 2010/9087
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde her yıl 10 ay üzerinden Nisan 1987-Haziran 2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı , davalı gösterdiği … Koruma Derneği bünyesinde okulun temizlik işlerinde çalıştığını iddia ettiği 1987 yılı Nisan ayından 2002 yılı Haziran ayına kadar geçen ve Kuruma bildirilemeyen çalışmalarının tespitini istemiştir .
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 16.10.1999 tarihinden öncesine yönelik istemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 18.9.2000-28.6.2002 tarihleri arasında … Koruma Derneğinde Kuruma bildirilen 15 gün dışında bildirilemeyen 533 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden , davalı gösterilen Derneğin SSK ‘na 1021351 işyeri sicil numarası ile 15.12.1999 tarihinde tescil edildiği, Derneğin ünvanı 24.4.2004 tarihi itibariyle … Eğitim, Kültür ve Eğitimi Destekleme Derneği olarak değiştirildiği ve bu unvanıyla Derneğin 27.3.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile feshine karar verildiği, mahkemece işveren Dernek olduğu halde …’na çıkarılan tebligatın rehber öğretmen tarafından alındığı, davacı adına okulda temizlik işlerinde geçen çalışmalarından 2002 yılı 2. dönemde 15 gününün Dernek tarafından Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır .
HUMK. 179/1.maddesi, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bildirim esnasında yapılan kimi yanlışlıklar, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi bazı durumlarda mümkün olabilmektedir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 24.4..2004 tarihinde ünvanı değişen ve tüzel kişiliği sona eren … Koruma Derneği’ne husumet yöneltmiştir. Davalı gösterilen Derneğin tüzel kişiliği sona erdiğine göre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda gerçekleşen çalışmaların Kuruma bildirilmemesinden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. Hal böyle olunca hasımda değil temsilcide yanılma olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; davalının Milli Eğitim Bakanlığı olduğunun kabulü ile davanın yöntemince Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilmesi için davacıya süre verilerek davalı sıfatı ile davaya dahil edilmesini sağlandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığının da göstereceği tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.