Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/4498 E. 2013/10412 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4498
KARAR NO : 2013/10412
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

K A R A R
Davalılardan …ne yokluğunda verilen kararın “… Köyü … …” adresinde tebligat yasasının 35.maddesi gereğince tebliğ edilmek suretiyle dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı görülmektedir.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
7201 Sayılı yasanın 35/2 maddesinde “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi olacağı” 35/4 maddesinde ise “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınarak aynı madde hükümlerinin uygulanacağı,” düzenlenmiştir.
Öte yandan tebligat tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan ya da ticaret sicilinde veya resmi kayıtlarda yazılı bulunan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre … adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar
Tebliğ memuru bu suretle muhatabın … adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın … adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden 35.maddeye göre tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten dava dilekçesinde davalı …nin adresine ilişkin olarak bir açıklama bulunmadığı gibi “… Köyü … …” adresine gönderilen tebligatın tanınmadığından bahisle iade olunduğu anlaşılmaktadır. Anılan davalının Ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu adres araştırılmadığı gibi sigorta belgelerindeki adresi ise ‘… Köyü 12. Ada 4. Parsel … …’dir. Hal böyle olunca davalının ticaret sicil kaydı araştırılmadığı ve dosya kapsamında sigorta kayıtlarındaki adresi belli bulunduğu halde, daha önce tebligat yapılamayan ve davalı ile aidiyeti belli bulunmayan adreste Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre yokluğunda verilen kararın tebliğinin geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle …nin ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu adresinin tespiti ile bu adreste veya sigorta belgelerinde belli bulunan adreste yokluğunda verilen kararın yukarıda açıklanan yönteme uygun biçimde tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.