Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/16515 E. 2011/16018 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16515
KARAR NO : 2011/16018
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davaılı Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 02.12.2008 tarihli dilekçesi ile 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, … köyü 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 04.11.2008 tarihinde 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik olan bir … taşınmazın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Dava konusu yerle ilgili 356 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı parsel tutanakları düzenlenerek kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Yargılama sırasında taşınmaz zilyetleri davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli 356 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalılar tarafından esasa; Orman Yönetimi tarafından yargılama giderlerine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece taşınmazın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda yöreye ait 1969 tarihli … fotoğrafı ile 1971 tarihli memleket haritası incelendikten sonra, çekişmeli taşınmazın … fotoğrafında orman içi açıklık konumunda olduğu, memleket haritasında ise yeşil renkli alanda yeraldığı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir.
Uzman bilirkişinin incelediği belgeler, yöreye ait en eski tarihli belgeler olarak bildirilmişse de, incelenen memleket haritası 1971 tarihli olup, aynı yöreye ait dairece incelenen dosyalarda 1960 tarihli haritaların ve 1944 tarihli … fotoğraflarının da kullanıldığı bilinmektedir.
Bundan ayrı; çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan, ilk geldisi 1931 yılında tevzi yolu ile oluşmuş Temmuz 1969 tarih 647 numaralı 10410 m2 yüzölçümlü, krokisi de dosyada bulunan, sınırları çalılık, hendek ve ırmak …, Veziroğulları adına kayıtlı tapu kaydı bulunmakta ve davalılar da taşınmazı Veziroğullarından satın aldıklarını bildirmekteyseler de keşif sırasında tapu kaydı uygulanmamış, taşınmazlara uyup uymadığı belirlenmemiştir.
O halde; mahkemece yöreye ait 1960 tarihli memleket haritası ile 1944 tarihli … fotoğrafları getirtilmeli, önceki keşiflerde görev almamış bir harita mühendisi ve (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliği belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu belirlenmeli, bu şekilde yapılacak araştırma inceleme sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanırsa, bu kez davalıların tutunduğu tapu kaydı ilk geldisinden itibaren krokisi ile birlikte uygulanmalı, taşınmaza uyup uymadığı, sınırlarının sabit olup olmadığı belirlenmeli, sınırlar … bilirkişi raporunda gösterilerek keşfi izleme imkanı verilmeli, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlar sözkonusu ise sınırda devlet ormanı bulunduğundan kayıt miktar fazlası varsa zilyedlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, 3402 sayılı Yasanın 20/A ve C maddelerine göre kayıt kapsamı belirlenmeli, öncesi orman olmayan ve tapu kaydı kapsamında bulunan taşınmaz bölümlerinin 3116 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1937 yılından önce oluşmuş tapu kaydı bulunması nedeniyle devletleştirme kapsamı dışında olacağı düşünülmeli ve bu bölümler yönünden davanın reddine karar verilmeli, tapu kaydı uymuyorsa ve taşınmaz orman sayılan ya da orman içi açıklık niteliğindeki yerlerden ise dava kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükme yöneltilen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 28.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.