YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11533
KARAR NO : 2010/9042
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 14.3.2003 -1.7.2006 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işyerinde 14.03.2003-01.07.2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait iş yerinde 16.03.2004-01.07.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten, bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86.(506 Sayılı Yasanın 79) maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-532, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579, 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda davacının, davalı Şirket adına tescilli iş yerinden hiç bildiriminin yapılmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri ile ilgili Kurumdan istenilen dönem bordroları gönderildiği halde dinlenen davacı tanıklarının tespitine karar verilen 16.3.2004-1.7.2006 tarihleri arasındaki sürenin tümünde kayıtlı tanıklar olmadığı gibi davalının gösterdiği kayıtlı tanıkların da davacının hizmet akdi ile çalışmadığını ileri sürdükleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece tespitine karar verilen 16.03.2004-1.7.2006 tarihleri arasındaki sürede kayıtlı bordro tanığı yada komşu iş yeri tanığı dinlenilmeden iş yerinden 2004 yılında ayrıldığı açık olan iki tanık beyanına göre sonuca gidilmiş olması isabetsizdir.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden geçen ve Kuruma bildirilmeyen süreler yönünden tespitine karar verilen dönemde Kuruma verilmiş dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen ve kayıtlara geçen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.