Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6482 E. 2011/9229 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6482
KARAR NO : 2011/9229
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, … kazasına uğrayan davacının kıdem tazminatı alacağı ile maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme kıdem tazminatı talebinin konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000, 00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı … ve … Ltd. şirketinden tahsiline karar vermiştir.
Davacı, davalılardan … Ltd. Şirketinin işçisidir. … Ltd. Şirketide diğer davalı … Başkanlığının bulvar,cadde,sokak ve kaldırımların temizliği ile çöplerin toplanması işlerini ihale yolu ile alıp yapmaktadır. Olay günü olan 4.4.2007 tarihinde davacı ile şirketin diğer çalışanı … isimli şahsın birlikte çöp toplama işini yapmaya çıktıkları, … isimli kişinin 01 GZ 114 plakalı traktörü kullandığı,davacınında bu traktöre çöpleri yüklediği,daha sonra oradan traktörle birlikte hareket ettikleri yanan kırmızı trafik ışığında durdukları, davacının traktörün römorkunda bulunduğu, yeşil ışık yandığında traktörün hareket etmesi üzerine davacının römorktan asfaltın üzerine düşerek yaralandığı anlaşılmıştır.
Davacının … kazası sonucu %40,2 oranında sürekli … görmezliğe uğradığı olayda kusur raporu aldırılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Farklı yargılama usulü hükümlerine tabi kıdem tazminatı davası ile maddi tazminat davası birarada görülmüş ise de; kıdem tazmınatına ilişkin dava, kıdem tazminatı yargılama aşamasında ödendiğinden, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu nedenle yapılacak bozma sonucuna etkili görülmediğinden bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzerbir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine uluşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK23/6/2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davada … Kanunu’nun 77.maddesi ve … Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği esaslarına göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Kusur raporu alınmadan trafik bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi de gerekirken vekil lehine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı Belediyenin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine,01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.