YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10404
KARAR NO : 2010/7216
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 02.01.2003-30.04.2006 tarihleri arasında çalışmış olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, 02.01.2003-30.04.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun … sigortalısı olduğunun ve 01.05.2006 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, 02.08.2003 tarihinden sonra vergi kaydının bulunması gerektiği düşüncesiyle davacıyı 02.01.2003-02.08.2003 tarihleri arasında 1479 … sigortalısı olarak kabul etmiş, sigortalılık süresinin yetmediği gerekçesi ile de yaşlılık aylığı isteminin reddine karar vermiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 04.12.1986 tarihinde Kurumca resen 25.09.1982 tarihinden itibaren 1479 … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 25.09.1982-02.01.1985, 03.07.1986-12.04.1988 ve 03.07.1992-31.12.2001 tarihleri arasında vergi kaydının mevcut olduğu, meslek kuruluşu kaydının 13.11.1974-05.08.2005 tarihleri arasında bulunduğu, sicil kaydının bulunmadığı, 02.12.2002-01.01.2003 tarihleri arasında 31 gün 506 sayılı Yasa çalışmasının olduğu, askerlik borçlanmasını 28.02.2006 tarihinde ödeyerek, 19.04.2006 tarihinde de yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, Kurumun 02.12.2002-01.01.2003 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa çalışması nedeniyle 1479 … sigortalılığının 01.12.2002 tarihinde sona erdirerek davacıyı 25.09.1982-02.01.1985 ve 22.03.1985-01.12.2002 tarihleri arasında 19 yıl 11 ay 18 gün sigortalı olarak kabul ederek 506 sayılı Yasa çalışması ve askerlik borçlanması dahil toplam 21 yıl 8 ay 19 gününün bulunduğu ve süre koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile yaşlılık aylığı istemine red ettiği görülmüştür.
Davacının resen tescil işleminin gerçekleştirildiği 04.12.1986 tarihinde, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile değişik 24. maddesi yürürlükte olup sigortalılık için vergi, meslek kuruluşu veya esnaf sicil kayıtlarından birinin bulunması yeterlidir. Davacının vergi kaydı dikkate alınarak 25.09.1982 tarihinden tescili yapılmış, vergi ve meslek kuruluşu kaydı esas alınarak Kurumca 25.09.1982-02.01.1985 tarihleri arasında ve 22.03.1985 tarihinden itibaren sigortalı olarak kabul edilmiş, oda kaydının 05.08.2005 tarihine kadar devam etmesi, dolayısıyla tescil tarihinde yürürlükte bulunan yasal koşulların 05.08.2005 tarihine kadar sürmesine ve önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olması ve bu durumda 02.12.2002-01.01.2003 tarihleri arasındaki 31 günlük 506 sayılı Yasa çalışması iptal edilerek 1479 … sigortalılığına geçerlik tanınması gerektiğinden, davacının istemine ve Kurumun da bu konuda uyuşmazlık çıkartmamasına göre Mahkemenin 02.01.2003 tarihinden 1479 … sigortalılığını devam ettirmesi uygun görülmüş ancak 02.08.2003 tarihinde 4956 sayılı Yasa’nın 14. Maddesi ile değiştilerek yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. Maddesinin yeni sigortalı olacaklar için koşullar getirdiği, sigortalılığı önceden başlayanların koşullarının ortadan kalkmayıp aynen devam edeceği dikkate alınmaksızın davacının sigortalılığının 02.08.2003 tarihinde sona erdirilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda davacının 02.01.2003-05.08.2005 tarihleri arasında zorunlu 1479 … sigortalısı olması gerektiği gibi 05.08.2005 tarihinden sonra aylık talebinde bulunduğu 19.04.2006 tarihine kadar olan sürede 2006 Nisan ayı dahil prim ödemeleri devam ettiğinden 05.08.2005-30.04.2006 tarihleri arasındaki dönemde de isteğe bağlı 1479 … sigortalısı olarak kabulünün gerektiği ortadadır.
Davacının sigortalılık süresine ilişkin istemi yukarıdaki açıklamalar itibariyle kabul edilip yaşlılık aylığı talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanlış gerekçelerle yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.