Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3447 E. 2010/7466 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3447
KARAR NO : 2010/7466
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.02.1994-2.8.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirkete ait çiftlik ve tarlalarda meyve ve sebze toplama işinde 01.02.1994-02.08.2007 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile, davacının 03.07.1997-02.08.2007 tarihleri arasında SGK’na bildirilen süreler dışında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; işyerinin meyve-sebze paketleme, yıkama, ayıklama şoklama, buzhaneden mal alıp verme işi olduğu, 05.06.1993 tarihinden bu yana 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, dinlenen davacı tanıkları kesintisiz çalışmayı doğruluyor ise de, davalı bordro tanıklarının da işyerinin mevsimlik olduğunu ve kesintisiz çalışılmadığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli , kesintili, mevsimlik olup olmadığı, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı; işyerinin mevsimlik çalışan işyeri olup olmadığı, kapsam, kapasite ve niteliği ilgili kuruluşlardan araştırılarak tanık anlatımlarının doğruluğu bu verilerle kontrol edilmelidir. Gerekirse emniyet ve zabıta kanalı ile iş yerinin mevsimlik olup olmadığı, kış aylarında kapalı olup olmadığı saptanmalı, işyerinin müdür, amir, şef gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.6.1999 gün ve 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün ve 2003/21-35-64 ile 10.11.2004 gün 2004/21-538 sayılı kararları da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla belirlenmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …. Gıda A.Ş.’ye iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.