YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9442
KARAR NO : 2013/15957
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Öte yandan, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada hüküm de bulunmamaktadır.
Somut olayda 14.12.2012 tarihli hüküm, yokluğunda karar verilen davalı vekiline 09.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz ise 31.01.2013 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.1990 Tarih ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren, toplam 17.439,24 TL maddi tazminatın 100,00 TL sinin olay tarihinden itibaren ıslah edilen bakiye miktarının ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 16.05.2006 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesi ile 100,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacı tarafça sunulan 12.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemi artırılarak 18.110.36 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece maddi tazminat isteminin tamamına olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgı ile ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden hüküm fıkrasının 1. bendi silinerek, yerine;
” 17.439,24 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 16.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.