Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3217 E. 2010/9109 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3217
KARAR NO : 2010/9109
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.9.1994-1.3.2007 tarihleri arası Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 5797 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava nitelikçe, davacının 01.09.1994-01.03.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun ve 5510 sayılı Yasanın 25. maddesi gereğince yeniden yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada 506 Sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Somut olayda, davacının dava konusu dönemde Tarım … sigortalısı olarak kuruma tescili yoktur. 2926 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut Sosyal güvenlik Kurumu Isparta İl Müdürlüğü’nün cevabi yazılarına göre davacı adına 1994, 1995, 1996, 1997 yıllarında kesinti bulunduğu, ancak 1994 ve 1995 yıllarına ait tevfkifat listelerindeki kimlik bilgilerinin davacı ile uyumlu olmadığı, 1996 ve 1997 yıllarındaki tevkifatların ise anılan yıllarda davacının aile reisi kadın olmadığından bahisle tescile esas alınmadığının bildirildiği görülmektedir. Dosya içerisinde örneği bulunan tevkifat bildirimlerine ilişkin çizelgelere göre, 1994 yılında ürün teslim edenin “… kızı, … köyü nüfusun kayıtlı 1942 doğumlu …”, 1995 yılında ürün teslim edenin “… kızı, … köyü nüfusun kayıtlı 01.02.1945 doğumlu …”, 1996 ve 1997 yıllarında ürün teslim edenin ise “… kızı, … köyü nüfusun kayıtlı 1945 doğumlu …”, olduğu görülmektedir. Davacının ise dosya içerisindeki nüfus kaydına göre baba adının “…” ve doğum tarihinin 23.01.1945 olduğu görülmektedir. Bu duruma göre hükme esas alınan tevkifat listelerinde adı yazılı olan … ile davacının kimlik bilgilerinin doğum tarihleri ve baba adı bakımından uyumlu olmadığı görülmektedir. Hal böle olunca … köyü nüfusuna kayıtlı … kızı 1945 doğumlu, … kızı 1942 doğumlu ve … kızı 01.02.1945 doğumlu … isimli kişinin bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğünden sorulup, mahallen araştırılarak, bu kişiler var ise dava onlarında hakalanlarını ilgilendireceğinden yöntemince davaya dahil edilmeleri için davacıya önel vermek bu kişilerinde beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde hükme esas alınan tevkifatların davacıya ait olduğu belirlemeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu ortadadır.
Öte yandan 1994, 1995, 1996, 1997 yılları dışında ürün teslimine ve teslim edilen ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına ilişkin belge bulunmadığı, davacının 26.06.2000 tarihinden itibaren Yalvaç Ziraat Odasının üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Tevkifat listelerinde ismi yazılı bulunan kişinin davacı olduğunun yukarıda açıklandığı şekilde araştırılmak suretiyle anlaşılması halinde ilk tevkifatı takip eden aybaşından itibaren, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın başlatılması yerindedir. Keza aynı koşulun gerçekleşmesi halinde teslim edilen ürün bedelinden tevkifat yapılan yıllar bakımından sigortalılığın kabul edileceği doğaldır. Ancak davacının 2926 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamındaki kuruluşlarda ilk tevkifat öncesinde başlayan ve devam eden kaydının bulunmadığı, ziraat odası kaydının başladığı 26.06.2000 tarihinden sonra Kuruma tescil edildiği 01.03.2007 tarihine kadar ürün teslim ettiği ve ürün bedelinden tevkifat yapıldığına dair bir bilgi bulunmadığı halde eksik soruşturma ile 01.01.1998 ile 01.03.2007 tescil tarihi arasında kalan süreye yönelik istemin kabulüne karar verilmeside mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; kesinti belgelerindeki kişinin davacı olup olmadığını araştırmak, davacıya aidiyeti tespit edilir ise ilk kesintiyi takip eden aybaşından son kesintinin bulunduğu yılın sonuna kadar olan süre yönünden tespit kararı vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının davacının yapılandırma yasasından yararlanacağına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.