Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/9678 E. 2012/2904 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9678
KARAR NO : 2012/2904
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 23 Kasım 2000 tarihinden beri Amasya Sabuncuoğlu Şerafettin Devlet Hastanesinde, Sağlık Bakanlığından temizlik işleri ihalesi alan alt işverenlerin temizlik işçisi olarak çalıştığını, alt işverenler değiştiği halde işine devam ettiğini, 04/01/2010 günü alt işveren temsilcisinden işten çıkarıldığını öğrendiğini, yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, belirterek, feshin geçersizliğine ve Sabuncuoğlu Şerafettin Hastanesindeki işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise sekiz aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı bakanlık vekili davanın Sağlık Bakanlığına yöneltilmiş olması doğru olmadığını, bu nedenle öncelikle husumet yokluğu nedeni ile … aleyhine açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı ….. Temizlik Gayrimenkul Hiz. Ltd. Şti. vekili, davacı …’ün şirketlerinin bünyesinde 01/01/2009 -31/12/2009 tarihleri arasında çalıştığını, şirketlerinin Amasya Sabuncuoğlu Şerafettin Devlet Hastanesi ile yapmış olduğu hizmet alım süresi 31/12/2009 sona erdiğinden, 01/01/2010 tarihinden itibaren ….. Temizlik Rek. Med. Güv. Hay. Orm. Ür. İnş. Taah. Gıda Eğit. Hiz. Tic. Ltd. Şti uhdesinde kaldığını, davacının 04/01/2010 tarihinde işine son verildiğini, bu tarihte şirketlerinin ihaleyi kaybetmiş olduğunu, davacıyı işten çıkartan …. Temizlik olduğunu, 04/01/2010 tarihinde hastanede çalışmadıkları için davacının işten çıkarılmasında şirketlerinin hiç bir haberi ve bilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme tarafından, taraflar arasında belirli süreli sözleşme imzalandığı ve yenilenme süresi içinde iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının yaptığı işin niteliği gereği belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığı, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş güvencesi kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması gerekir. Aynı Kanun’un 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı bakanlığa bağlı hastane işyerinde alt işveren işçisi olarak 23/11/2000 tarihinde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin 31/12/2009 tarihinde alt işverenlik sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bakanlık ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmuş olup, davacının yaptığı iş itibariyle belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasının koşulları olmadığından davacının iş sözleşmesinin başından beri belirsiz süreli olduğunun kabulü ile, iş sözleşmesinin feshinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından davacının alt işveren işyerine işe iadesine, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu tutulması gerektiğinden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının …. Temizlik Gayrimenkul Hiz. Ltd. Şti. işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yaptığı 87,05 TL yargılama giderinin 37,05 TL’lik kısmını davalı şirketten, bakiyesini her iki davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 28/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.