YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14822
KARAR NO : 2013/15220
KARAR TARİHİ : 05.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin yurt dışında ilk defa işe girdiği tarih olan 01/09/1987 tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1987 olarak tespiti ile aksi yöndeki Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 10.10.1987 (18 yaş) tarihinin 506 sayılı Kanun’un 108. maddesinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, fazla isteğin reddine, davacının Türk vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı süreyi borçlanma isteğinin Türk vatandaşlığını kaybettiği 24/01/1994 tarihine kadar olan kısmın kabulüne, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma talebin 5510 sayılı Yasa’nın 4/I-(a) maddesi kapsamında değerlendirilmesi talebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26.maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
Somut olayda, davacı doğumla Türk vatandaşı olup vatandaşlıktan çıkmamıştır. Borçlanma talebinin vatandaş olunmadığı gerekçesiyle reddine dair Kurum işlemi ve davacının talebi bulunmadığı halde davacının Türk vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı süreyi borçlanma isteğinin Türk vatandaşlığını kaybettiği 24/01/1994 tarihine kadar olan kısmın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (4.) bendinde yer alan “Davacının T.C. Vatandaşı olarak yurtdışında çalıştığı sürenin borçlanma isteğinin T.C. Vatandaşlığını kaybettiği 24/01/1994 tarihine kadar olan kısmın kabulüne” sözcük ve rakamlarının silinerek hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.