Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6403 E. 2010/4490 K. 19.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6403
KARAR NO : 2010/4490
KARAR TARİHİ : 19.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1992 yılından itibaren geçen ve Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı …’na bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne ait iş yerinde giyim usta öğreticisi olarak 1992 yılından beri mevsimlik aylık 30 tam gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığından Kurum’a bildirilmeyen sürelerin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde işverenin bildirmiş olduğu işe giriş-çıkış tarihleri arasında Kurum’a bildirilenler dışında sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
21.5.1977 tarihli … Kurumlarında Sözleşmeli Veya Ekders Görevi İle Görevlendirilecek Uzman Ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan … Öğretmen Ve Yöneticilerinin Ücretli Ders Saatlerine İlişkin 4.11.1983 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’nda kadrolu bulunmayan uzman ve usta öğreticilerin “ders ücreti karşılığı” görevlendirileceği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi ( 1475 sayılı Kanun’un 61. maddesi) gereğince 7,5 saatlik çalışma süreleri bir gün kabul edilmektedir.Aynı Kanun’un 13.maddesinde ise kısmi süreli ve tam süreli iş sözleşmeleri ile ilgili düzenleme yer almaktadır.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Mahkemece, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait 13445 işyeri nolu Halk Eğitim Merkezi işyerinden 05.11.1992, 27.01.1997, 05.01.1998,08.01.2001, 11.02.2002, 01.04.2003, 01.12.2003, 31.12.2004, 18.12.2006, 10.12.2007 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği hizmet cetveline göre bunlara dayalı çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, 2008 Şubat ayı dışında ücret bordrolarının getirtilmediği,dava konusu dönemin tamamına ait devam-devamsızlık çizelgesi ders programlarıyla kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin dosyada bulunmadığı, davacı gibi kurs öreticisi , halk eğitim müdürü olduğunu söyleyen kişilerin tanık olarak dinlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışmasının geçtiği ayların 30 tam güne tamamlanmak suretiyle eksik günlerinin tespit edildiği, davalı işyeri vekilinin cevabında davacının girdiği ders saatlerine göre 7,5 saat bir gün üzerinden hesaplanarak hizmetlerinin bildirildiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır Uyuşmazlık davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Hal böyle olunca davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının yada tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlemek için, dava konusu dönemin tamamında davalı işyerinden davacı adına düzenlenen, ders programları, devam-devamsızlık ve puantaj kayıtları ile ücret belgeleri getirtilip birlikte incelenmeli, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken,mahkemece ifadeleri yetersiz olan tanık beyanlarını esas alan bilirkişi raporuna göre sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.