Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8615 E. 2010/9186 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8615
KARAR NO : 2010/9186
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle temyiz edenin sıfatına ve davalının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin mahkeme kararına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının iş kazası sonucu uğradığı beden güç kaybı nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi zararlarının SGK’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri karşılandığından reddine, 50.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; İş Kanununun 73. ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2. maddesine göre davalının olayda % 40 oranında, davacının da % 60 oranında kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, 19.9.2003 tarihli makine mühendisi iş güvenliği uzmanınca düzenlenen rapor da ise; olayda % 100 oranında kaçınılmazlık olduğu ve hiç kimsenin kusurunun bulunmadığı belirtilmiş bulunmaktadır. Hal böyle olunca, iki rapor arasında bariz bir şekilde çelişki oluşmakta ve bu çelişki giderilmeden hükme esas alınan kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içermediği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümlerine göre inceletmek, mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunda sorumluluğu kabul edilen işveren ve işçinin kusur oranını tespit ettirmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.